Majör Depresif Bozukluğu Olan Ergenlerde İntihar Girişimi


Creative Commons License

Yıldırım Demirdöğen E., Akıncı M. A., Bozkurt A., Dağcı H.

32.ULUSAL ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTAIKLARI KONGRESİ, İstanbul, Türkiye, 10 - 13 Mayıs 2023, ss.315-316

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.315-316
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş Major Depresif Bozukluk (MDB); mutsuzluk, ilgi kaybı, günlük aktivitelerden keyif almama, huzursuzluk, enerji azalması, konsantrasyon güçlüğü, iştah ve/veya uyku bozuklukları, olumsuz düşünme gibi bulgularla karakterize epizodik bir ruhsal bozukluktur (1). Hem ergen depresyonu hem de depresyon varlığında riski yüksek oranda artan ve genç ölümlerinin en sık sebeplerinden olan intihar ciddi halk sağlığı sorunlarıdır (2). Yapılan çalışmalar ergen depresyonu ve intihar girişimi arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Depresif gençlerdeki bu yüksek intihar girişimi riski, bu popülasyondaki diğer ilişkili risk faktörlerini belirlemenin önemini vurgulamaktadır. Depresif bozukluğu olan gençlerde intihar davranışını araştıran çalışmalarda düşük sosyoekonomik düzey, ebeveynlerde psikiyatrik hastalık, aile içi ilişkilerde sorun, psikiyatrik komorbidite, intihar dışı kendine zarar verme öyküsünün intihar girişimleri için öngördürücü olabileceği gösterilmiştir (2-4). Çalışmamızda intihar girişimi olan ve olmayan MDB tanılı ergenlerin sosyodemografik ve klinik özelliklerini değerlendirmeyi ve intihar girişimini yordayan faktörleri araştırmayı amaçlanmıştır. Yöntem Bu çalışma, Ocak 2021 – Haziran 2022 tarihleri arasında bir üniversite hastanesi çocuk ve ergen psikiyatri polikliniğinde MDB tanısı alan 12-18 yaş aralığında 151 ergenden oluşuyordu. Çalışmamız retrospektif dizaynda olup olgu ve ailesine ait sosyodemografik özellikler, intihar girişimi ve niteliği, intihar dışı kendine zarar verme girişimi, istismar öyküsü, eşlik eden komorbid psikiyatrik bozukluklar, depresyon ve anksiyete ölçek skorları gibi tüm veriler olguların poliklinik dosyalarından kaydedilmiştir. Tüm istatistiksel analizler Statistical Package for Social Sciences (SPSS) versiyon 22.0 yazılımı kullanılarak yapıldı. Verilerin normal dağılımını test etmek için Kolmogorov-Smirnov testi kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler ortalamalar, standart sapmalar ve yüzdeler şeklinde verildi. Kategorik değişkenleri karşılaştırmak için ki-kare testi kullanıldı. Numerik değişkenler, grupların normal dağılıp dağılmamasına göre bağımsız örneklem t-testi ve Mann-Whitney U testi kullanılarak karşılaştırıldı. Suisid girişiminin yordayıcılarını belirlemek için binary lojistik regresyon analizi yapıldı. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Sonuçlar Çalışmamıza yaşları 12 ile 18 yaş arasında 151 ergen dâhil edilmiştir. 40 (33 kız, 7 erkek) olgunun daha önce suisid girişimi mevcutken, 111 (77 kız, 34 erkek) olgunun intihar girişim öyküsü yoktu. İntihar girişimi olan grubun yaş ortalaması (15,05±1,7) intihar girişimi olmayan grubun yaş ortalamasından (14,23±2,3) anlamlı oranda yüksekti (p=0,023). İntihar girişimi olan grupta anne eğitim yılı önemli oranda düşüktü (SG+=5,6±3,5, SG-=7,62±4,8; p=0,026). İntihar girişimi olan grupta intihar dışı kendine zarar verme davranışı % 67,5 iken; olmayan grupta % 22,3 idi (p<0,001). İntihar girişimi olan grupta Çocuk Depresyon Ölçeği puanı ( SG+ CDI total skor= 29,67±10,03 SG- CDI total skor=23,44±9,7 p=0,021) ve Anksiyete Ölçeği Puanı ( SG+ total skor= 36,1±13,32 SG- total skor=21,89±13,29 p=0,018) anlamlı şekilde yüksekti. Psikiyatrik komorbidite açısından bakıldığında; intihar girişimi olan grupta %50 oranında görülürken olmayan grupta bu oran %43,6 idi (p=0,579). Cinsel istismar öyküsü intihar girişimi olan grupta %37,5 iken olmayan grupta %13,5 idi (p=0,001). Depresyon tanısında intihar girişimini yordamak için yapılan binary lojistik regresyon analizinde ise intihar dışı kendine zarar verme davranışı ve cinsel istismar öyküsünün yordayıcı olduğu görülmüştür. Tartışma Depresyonu olan gençlerde intihar girişim riskini artıran faktörlerin daha iyi anlaşılması, erken müdahale için hedeflerin belirlenmesine yardımcı olabilir ve daha etkili önleme stratejileri konusunda bilgi sağlayabilir. Özellikle kendine zarar verme davranışının olması ve çocukluk çağı istismar öyküsü, intihar girişimleri için yüksek risk konusunda uyarmalıdır