SANAT METAFOR VE DÖNÜŞÜM


Creative Commons License

Berkli Y., Gültepe G.

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ SANAT DERGİSİ, vol.0, no.30, pp.44-51, 2016 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

The first precursors of humankind’s paintings are known from the primitive period as depictions of figurative or symbolic signs on various organic objects found in the nature of cave, stone, rock, and nature. Tasks are works that reflect man’s struggle against nature and the animal world in a magical way. The existence of human beings that have been in existence since the early ages must have been inspired by different transformations at the root of the existence of nature versus the metaphors or analogies. Man is a creature of the nature of the object; Such as signs, names, concepts can be formed by the transformation of a piece of wood, a bone or a piece of stone into a specific example, such marks, names, and concepts can be formed as a form of metamorphosis as a hybrid metamorphosis of man himself or a mixture of man and animal. XX. The visual and artistic metaphors of the nineteenth century also showed that the age had evolved into a mechanical language approach and that a kind of animal could now be spoken of as a new hybrid set of mechanical parts. XX. The artistic realities of the twentieth century redesigned the formal, perception of the world, which lies between man and nature. So much so that the creation of the industrial age is nothing more than the appearance of an artificial world.

Keywords Art, Metaphor, Symbol, Archetype, Conversion 

İnsanoğlunun betimlemelerinin ilk öncelleri primitif dönemden mağara, taş, kaya gibi doğanın yapısında bulunan, çeşitli organik nesneler üzerinde, figüratif veya sembolik işaretlerin sahnelendiği tasvirler olarak ortaya çıktığı bilinir. Tasvirler, insanın doğa karşısındaki mücadelesini ve hayvan dünyasını büyülü bir biçimde aksettiren çalışmalardır. İlkçağlardan itibaren süre gelen insanoğlunun doğa karşısındaki varoluşunun kökeninde, benzetmelerin (Metafor) veya benzetmelerden yola çıkılarak farklı dönüşümlerden ilham almış olması gerektir. İnsanın bir büyücü edasıyla doğa nesnesinin; bir ağaç parçası, bir kemik ya da bir taş parçasını belli bir örneğe benzeterek o şekle dönüştürmesiyle, işaretler, adlar, kavramların oluşabileceği gibi bu oluşumlar neticesinde insanın kendisi dahi hayvandan insana veya insan-hayvan karışımından melez bir dönüşüm metaforu olarak da biçimselliğini kazanmış oldu. XX. yüzyılın görsel ve sanatsal metaforları ise çağın mekanik bir dil yaklaşımına evrildiğini, artık bir tür hayvanın bir tür mekanik parçayla oluşturulan yeni melez bir bütünden bahsedilebileceğini de göstermiştir. XX. yüzyılın sanat realiteleri, insanla doğa arasına giren teknik, dünyanın biçimsel algısını yeniden tasarlamıştır. Öyle ki endüstriyel çağın yaratıları, yapay bir dünyanın görünümlerinden başka bir şey değildir.

Anahtar Kelimeler Sanat, Metafor, Sembol, Arketip, Dönüşüm