23 Kasım 2022 Düzce Depremi Sonrasında Gelişen Gazlı Su Çıkışının Kökensel Açıdan Değerlendirilmesine Yönelik Ön Çalışma


Çifci G., Sözbilir H., Pamukçu O., Çırmık A., Duman Taç G., Özdağ Ö. C., et al.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, 2023 - 2024

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Başlama Tarihi: Eylül 2023
  • Bitiş Tarihi: Ocak 2024

Proje Özeti

23 Kasım 2022 tarihinde Gölyaka-Düzce’de 5.9 (Mw) büyüklüğünde (AFAD, USGS) hasar yapıcı bir deprem meydana gelmiştir. Bu deprem çok sayıda binanın ağır hasar görmesine ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olmuştur. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi’nin (DAUM) deprem sonrası arazi çalışmaları sırasında, 1999 Kocaeli depremlerinden sonra açılan bir kuyunun artezyen yapması nedeniyle oluşan su çıkışına yanıcı gaz (olasılıkla metan) ve bununla birlikte kil, silt ve kum boyutunda malzemenin eşlik ettiğini gözlemlemiştir. Bu tür sediman taşıyan ve özellikle metan gibi yanıcı gazların eşlik ettiği su çıkışları bilimsel literatürde “çamur volkanı” olarak açıklanmaktadır. Çamur volkanları, su ve gaz ile akışkanlaştırılan tortul kayaçların, özellikle şeyllerin hareketlenmesi sonucu yükselip genellikle faylar üzerinde gelişen koni biçimli yapılardır. Bu yapılar 8-10 km derinliklerden bilgi taşıyan, petrol içerikli tortul havzalardaki hidrokarbon göçünün en önemli yüzey ifadeleridir. Bölgenin özellikle Karadeniz ve Marmara’daki çamur volkanı oluşumu gösterebilecek havzalara yakın oluşu dikkat çekicidir. Bu oluşumlar aynı zamanda olası depremlerin habercisi olma özelliğine sahiptirler. Bilindiği üzere 23 Kasım 2022 tarihindeki Gölyaka-Düzce depremi de 6,8 km derinlikte meydana gelmiştir (AFAD, USGS).

DAUM bölgenin depremselliği ile ilgili raporunda, Karadere Fayı ile Düzce Fayı arasında bulunan söz konusu çıkışın, bölgedeki diri faylar ve deprem ile ilişkisinin saptanması aynı zamanda yeni hidrokarbon kaynaklarının varlığının belirlenmesi amacıyla bir ön çalışmalar yapılması önermiştir. Bu çalışma kapsamında öncelikle çıkan suyun, gazın/gazların ve beraberinde taşıdıkları sedimanın fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ortaya konularak bu jeolojik oluşumun “çamur volkanı” olup olmadığının saptanması gerekliliğinden bu proje oluşturulmuştur. Proje kapsamında yapılacak arazi çalışmaları iki aşamadan oluşmaktadır. Bunlardan birincisi bahsi geçen bölgede kapsamlı bir jeokimyasal örneklemeyi gerektirmektedir. Bu doğrultuda artezyen su kuyusundan çıkan gazın O2, N2, CO2, H2, CH4, ve diğer hafif hidrokarbonların oranlarının belirlenmesi için gaz örneklenmesinin yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda alınacak gaz örnekleri Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünde ücretsiz olarak multi-disipliner çalışması ile analiz edilecektir. Gölyaka-Düzce’deki deprem sonrası meydana gelen gazlı sıvı çıkışlı alanı ve çevresine ait bölgesel uydu gravite verileri irdelendiğinde bu durumun bir hat boyunca ve bölgenin farklı kısımlarında da olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda arazi çalışmalarının ikinci aşamasında jeofizik yöntemlerden mikrotremör çalışmaları yapılacaktır. Sonuç olarak bu hızlı destek projesi ile, Gölyaka-Düzce’deki gazlı sıvı çıkış alanındaki gözlemler için gerekli olan ulaşım, gündelik, kalış, arazi inceleme (taşıt kira proforma ekte sunulmuştur) masrafları kapsamında bütçe desteğine ihtiyaç bulunmaktadır. Söz konusu projenin desteklenmesi, sonrasında oluşturulacak büyük bütçeli proje konusu olan depremlerin habercisi olma özelliğine sahip yapıların saptanmasında oldukça önemlidir.