Akciğer Kanserinde Bronkoalveoler Lavaj Sıvısında COL11A1, CCN4 ve TenascinC Düzeylerinin Evre, Metastaz ve Prognoz ile İlişkisi


AKSAKAL A. (Yürütücü), GÜLBAHAR B. N., KERGET B., ÖZTÜRK N., AFŞİN D. E.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2025 - Devam Ediyor

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
  • Başlama Tarihi: Eylül 2025
  • Bitiş Tarihi: Devam ediyor

Proje Özeti


Akciğer kanseri, dünyada kansere bağlı ölümlerin en sık nedenlerinden birisi olmasına rağmen çoğunlukla ileri evrede tanı almakta ve bu da tedavi başarısını olumsuz etkilemektedir. Akciğer kanserinde erken tanının önündeki başlıca engellerden biri, hastalığın çoğunlukla özgül olmayan klinik bulgularla seyretmesi ve radyolojik görüntülemenin tanısal doğruluğunun sınırlı olmasıdır. Ayrıca, halihazırda kullanılan biyobelirteçlerin duyarlılığı ve özgüllüğü çoğu olguda yetersiz kalmakta, bu durum tanı sürecinde gecikmelere ve klinik belirsizliklere yol açmaktadır. Bütün bu nedenlerden dolayı, tümörün biyolojik özelliklerini yansıtan, güvenilirliği yüksek ve erken evrelerde tespit edilebilen yeni biyobelirteçlerin tanımlanması önemlidir.
      Tümör mikroçevresi, özellikle hücre dışı matriks (ECM), malign süreçlerin belirleyicilerinden olan; hücre proliferasyonu, invazyon, anjiyogenez ve metastaz gibi olaylarda dinamik bir düzenleyici rol üstlenir. ECM proteinlerinin ekspresyonundaki değişimler, stromal yeniden yapılanmanın bir göstergesi olmanın yanı sıra, tümörün biyolojik davranışına dair önemli ipuçları sunabilir. Bu proteinlerden olan COL11A1, CCN4 (WISP1) ve Tenascin-C’nin özellikle solid tümörlerin invazyonunda ve matriks organizasyonunda rol oynadığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Ancak, bu proteinlerin akciğer kanserinde bronkoalveoler düzeydeki tanısal ve prognostik değerleri sistematik olarak araştırılmamıştır.
      Bronkoalveoler lavaj (BAL), akciğerin distal hava yolları ve alveoler boşluklarını yansıtan biyolojik bir örnekleme yöntemidir. Bronkoskopi sırasında elde edilen bu sıvı, lokal tümör mikroçevresinde gerçekleşen hücresel ve biyokimyasal değişimlerin doğrudan değerlendirilmesine olanak tanıyabilir. Sistemik dolaşımdan elde edilen örneklerle karşılaştırıldığında, BAL örnekleri daha spesifik bir anatomik bölgeyi temsil eder ve tümörle komşu stromal aktiviteyi daha yüksek duyarlılıkla yansıtabilir. Bu özellikleri sayesinde, BAL giderek artan şekilde, minimal invazivliği ile moleküler düzeyde tanı ve prognoz araştırmalarında değerli bir araç olarak kabul edilmektedir.
      Bu çalışmanın temel amacı, akciğer kanseri tanısı almış bireylerle benign akciğer hastalıkları olan bireylerden elde edilen BAL örneklerinde COL11A1, CCN4 (WISP1) ve Tenascin-C düzeylerini karşılaştırarak bu proteinlerin tanısal ayırt ediciliğini ve hastalık biyolojisiyle ilişkisini değerlendirmektir. Ayrıca malign grup içerisinde bu biyobelirteçlerin TNM evresi, metastatik yayılım ve sağkalım süresi ile olan ilişkileri değerlendirilecektir. Elde edilecek bulguların, lokal tümör mikroçevresine özgü biyobelirteçlerin erken tanı ve prognostik sınıflamada nasıl bir işlev üstlenebileceğine yönelik daha sistematik çalışmalara metodolojik bir temel sunması hedeflenmektedir.