TEMEL T. (Yürütücü), ATMACA D.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Doktora, 2024 - 2026
Bu çalışma, "Doğu" ve "Batı" kavramlarını yalnızca bir yön tanımı olmayıp tarihsel süreç içerisinde bambaşka anlamlar yüklenildiğini merkeze alarak ideolojik, sosyolojik ve sanatsal açıdan nasıl kullanılageldiğini açığa çıkaracaktır. Nasılki Oryantalizm Doğu'ya dair araştırmalar,yorumlamalar ve incelemeler bütünü ise Oksidentalizm de genel anlamada onun karşıtı olan Batı'ya dair incelemeleri kapsamaktadır. Oryantalist düşüncenin yarattığı "ben" (Batı) ve "öteki" (Doğu) düalist düşüncesinin karşısına Oksidentalizm de kendi "ben" (Doğu) ve "öteki" (Batı)'yı ele almak ister.
Yüzyıllar içerisinde Batı düşüncesinde biçimlenen Oryantalist bakış çoğu zaman gerçek olmayan, hayal ürünü imgelerle bir Doğu tasviri yaparak Doğu'yu kültürel, ahlaksal kodlar bakımından aşağı görmüştür. Oksidentalizm de işte tam bu noktada ortaya çıkar ve karşıt bir sorgulama, tartışma zemini yaratmak ister. Bu noktada Doğuculuğun kaşıtı olarak değil, argümanları tartışmaya, Batı'yı anlamaya yönelik söylemler üretmeyi amaçlar. Doğuyu batının tanımları üzerinden okumamak geretiğine odaklanarak doğunun asıl imajının ne olduğunu kanıtlamaya çalışır.
Oksidentalizm kavramını, bakış açısını, sanatın her türünde görebilmekteyiz. Bu çalışma, Oksidentalist tavrın, bakışın, anlayışın Türk Tiyatrosu'nda nasıl yansıdığına bakmayı amaçlamaktadır. Oksidentalizm kavramı Türk Tiyatrosu'na özellikle 1950 sonrası Çağdaş Tiyatromuz'da ortaya çıkan kimi yazarların oyunlarında görmekteyiz. Bu oyunlarda genel olarak öteden beri süregelen ve halen devam etmekte olan yanlış batılılaşma etkisi altındaki tutum, tavır, dil incelenecektir.