Pediatrik Kırık ve Çıkıklar


Paksoy A. E.

in: Ortopedi ve Spor Yaralanmaları, Celal Baki, Editor, Derman Tıbbi Yayıncılık, Ankara, pp.206-229, 2019

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Vocational Book
  • Publication Date: 2019
  • Publisher: Derman Tıbbi Yayıncılık
  • City: Ankara
  • Page Numbers: pp.206-229
  • Editors: Celal Baki, Editor

Abstract

Araç güvenlik önlemlerinin artması, trafik kurallarının düzenlenmesi, sporda koruyucu malzeme kullanımının yaygınlaştırılması ve sosyal güvenlik politikalarının düzenlenmesine rağmen, travma çocuklarda mortalite ve morbiditenin en önemli nedenlerindendir. Travma çocuk yaş grubunda sıklıkla ekstremite kırıklarına sebep olur. İsveç kaynaklı 8000 den fazla çocuğun takip edildiği bir çalışmada (0-16 yaş arası) en az bir kırık geçirenlerin insidansı erkeklerde %42, kızlarda ise %27 olarak saptanmıştır.[1]

Çocuk kemikleri biyomekanik, fizyolojik ve anatomik özellikleri nedeniyle erişkinlerden bazı yönleriyle farklılıklar göstermektedir. Çocuk kemiklerinde büyüme plakları (epifiz) ve büyüme merkezleri (apofiz) mevcuttur. Epifizler kemiğe longitudinal büyüme sağlarken, apofizler bölgesel büyümeye neden olup kas tendon gibi yapılara yapışma yüzeyi sağlarlar. Erişkinden farklı olarak gelişmekte olan bu dokuların varlığı, kırık tedavisini olumlu veya olumsuz yönleriyle etkiler.

Çocuk kemikleri erişkine nazaran daha az mineralize, damarsal yapıdan daha zengin, daha esnek (elastik modulusu daha düşük), daha kalın periosta sahiptir.[2] Esneklik kemikte plastik deformasyon denilen şekil bozukluklarına sebep olur. Plastik deformasyon erişkinlerde de zaman bildirilmesine rağmen çocuklarda daha sıktır.[3] Teorik olarak bütün uzun kemiklerde gelişebilmesine rağmen klinik pratikte en sık ön kol kırıklarında karşılaşılmaktadır. Küçük çocuklarda (<5 yaş) plastik deformasyon, yeniden şekillenmeyle düzelse de 20 derece üzeri açılanmalar redükte edilmelidir.

Kalın periost, plastik deformasyon gibi unsurlar; torus fraktürü, yeşil ağaç fraktürü gibi çocukluk çağına özgü kırık şekillerinin görülmesine sebep olur. Torus fraktürleri sıklıkla diafiz–metafiz geçişlerinde görülen bükülme tarzı kırıklardır. Yeşil ağaç kırıklarında ise bir korteks sıkıştırıcı güçlere maruz kalarak plastik deformasyona uğrarken karşı korteks gerdirici güçlere maruz kalarak tamamen kırılır. Literatürde yeşil ağaç kırıklarında görülen bu tek korteks kırılmalarında, karşı korteksinde kırılmasını savunan yayınlar olduğu gibi kısmi kırığın tam kırığa çevrilmesinin gerekmediğini bildiren yayınlar da mevcuttur.[4, 5]

Çocuk kırıklarında görülen yapısal farklılıklar, kırık sonrası iyileşme dönemini de etkileyerek; genel olarak erişkinlerden daha yüz güldürücü sonuçlar elde edilmesini sağlar. Çocuk kırıkları daha hızlı kaynar ve yeniden şekillenme kapasitesine sahiptir. Yeniden şekillenme (remodelizasyon) kapasitesi; çocuğun kalan büyüme miktarı (kemik yaşı), fize yakınlığı, fizin büyüme kapasitesi gibi etkenlere bağlıdır.[6-8] Büyüme kapasitesi ne kadar fazla ise yeniden şekillenme potansiyeli o kadar fazladır.