GENÇ İNME HASTALARINDA EPİLEPTİK NÖBETLERİN GÖRÜLME SIKLIĞI


Creative Commons License

Şimşek F.

12. ULUSAL EPİLEPSİ KONGRESİ, Erzurum, Turkey, 27 - 30 May 2021

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Erzurum
  • Country: Turkey

Abstract

Giriş: İskemik inme sadece yaşlı popülasyonu değil genç yetişkinleri de etkileyebilen ve yüksek engellilik oranına neden olan nörolojik hastalıklardan biridir. Çalışmamızda genç inme hastalarında epileptik nöbetlerin görülme sıklığını ve tedavi yanıtını araştırmak amaçlanmıştıtr.

Yöntem: 0cak 2017-Aralık 2020 tarihleri arasında kliniğimizde takip edilen 18-50 yaş arası iskemik inme hastalarının verileri retrospektif olarak incelendi. Epileptik nöbet geçiren hastaların etiyolojik nedenleri, demografik verileri ve ilaç tedavileri kayıtlandı. 

Bulgular: 18-50 yaş aralığında 96 hasta tesbit edildi. Hastaların yaşları normal dağılmayıp yaş ortalaması 43 (21-50) yıldı. Hastaların %44,8’i kadın, %55,2’si erkek, %11,5’inde epileptik nöbet vardı. Hastaların %65,6’sında ön sistem, %32,3’ünde arka sistem, %2,1’inde her iki alanda da tutulum vardı. Epileptik nöbeti olan hastaların %63,6’sında ön sistem, %27,3’ünde arka sistem, %9,1’inde ön ve arka sistem birlikte etkilenmişti. Hastaların ikisinde çocukluktan beri olan epilepsi öyküsü varken n=9 (%9,37) hastada iskemik inme sonrasında epileptik nöbetler ortaya çıkmıştı. İnme sonrası epileptik nöbeti olan hastaların 8’inde nöbetler inme sonrası ilk hafta izlenirken, 1 hastada inmeden 5 ay sonra epileptik nöbet izlendi. Bu 9 hastanın birinde nöbetler dirençli olup genetik inceleme sonrası etiyolojik neden MELAS olarak tesbit edildi. Bu hastada politerapiye rağmen nöbetler azalsa da tam nöbetsizlik sağlanamadı. Diğer 8 hastanın monoterapi ile nöbetleri kontrol altına alındı. Monoterapide en çok kullanılan ajan levetiresetamdı.   

Sonuç: Orta yaş sonrasında epilepsinin en sık nedenlerinden biri serebrovasküler hastalıklardır. Genç hastalar için hem iskemik inme hemde inme komplikasyonu olarak izlenen epileptik nöbetler hastaların sosyoekonomik yaşantılarında büyük kısıtlamalara yol açmaktadır. Bu nedenle hastalarda erken tanı ve doğru tedavi ayrı bir öneme sahiptir.