Çok Partili Rejime Geçiş Sonrası Türk Sinemasında Propaganda: Toplumsal Gerçekçilik Akımı
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler Ve Tanıtım Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Nilüfer Sezer
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu tez çalışmasının amacı, dünya siyasi tarihinde politik faaliyetlerin elzem araçlarından biri olan propagandanın; tarihsel, biçimsel ve kuramsal gelişimini literatürde yer eden örnekleriyle birlikte ortaya koyarak, çok partili rejime geçiş sonrası Türk siyasetindeki gelişmelere paralel olarak Türk sinemasındaki propaganda yapma imkânının doğuşunu bir sonuç olarak ortaya koymak ve bu sonucun filmlerdeki karşılığını tespit etmektir. Türk siyasetindeki çok partili rejime geçiş çalışmalarının hız kazandığı 1945 yılından itibaren politik zemindeki dinamiklerin hızla değişmeye başlaması, 14 Mayıs 1950 genel seçimlerinde Demokrat Parti'nin iktidara geçmesi sonucunu doğurmuş, ülkedeki iktidar değişimi ise memleketin yönetilmesi hususunda yeni ideal ve faaliyetlerin peyda olmasına sebebiyet vermiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren inşa edilmeye çalışılan ideallerle zaman zaman zıtlık teşkil eden ve 1950-1960 arasında kendi kesimini yaratmaya başaran bu yeni 'muhafazakâr tefekkür', 27 Mayıs 1960'da gerçekleştirilen askeri darbe ile birlikte bir kesik yemiş fakat toplumdaki karşılığı var olmaya devam etmiştir. Bu tarihten itibaren ülke sathında idame eden yeni çatışma hali, tarafların kendi adına doğrularını her alanda doktrine edebilme yükümlülüğünü doğurmuş, sanatsal faaliyetler de söyleyecek sözü olanların önemli birer aracı haline gelmiştir. Bu bağlamda tez çalışması, bir sürecin sonucu olarak ortaya çıkan çatışmanın tespitinden yola çıkarak, 27 Mayıs 1960 İhtilâli sonrasında, sanatsal faaliyetlerin etkin araçlarından biri olan Türk sinemasındaki ilk bilinçli ve siyasi hareket olarak kabul edilen Toplumsal Gerçekçilik akımını odak noktası haline getirecektir. Akım bu noktada, dönemin siyasal konjonktürünün birer yansıması olan politik yönleriyle tanımlanacak ve akabinde; Halit Refiğ, Metin Erksan, Ertem Göreç ve Duygu Sağıroğlu gibi öncü yönetmenlerin propaganda açısından yoğunluk gösteren filmleri niteliksel içerik analizine tabî tutulacaktır. Nihayette elde edilen sonuçlar ise bir yandan 1945 ila 1971 arası Türk siyasetindeki hadiselerin 'beyaz perdedeki yanlı icrası' olarak aktarılacakken, öte yandan bu icranın gayeleri de faş edilen yönleriyle birer propaganda ögesi olarak değerlendirilecektir.