Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo, Sinema ve Televizyon, Türkiye
Tez Danışmanı: Abdulkadir Atik
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Oyun kültürü, geçmişten günümüze bütün topluluklarda çocuklardan yetişkinlere kadar çeşitli gereksinimlere doyum sağlamak üzere gerçekleştirilmiş bir etkinliktir. Zaman içerisinde yaşanan sosyal, kültürel, siyasi ve teknolojik gelişmeler toplumların yapısını değiştirmeye ve dönüştürmeye başlamıştır. Özellikle teknolojik gelişmeler, dijital çağı egemen kılmış ve bireylerin dijital yaşamda varlıklarını sürdürmelerini zorunlu hale getirmiştir. Dijital çağın değiştirip, dönüştürdüğü önemli bir olgu ise oyun kültürüdür. Serbest oyunların yerini artık dijital oyunlar almaya başlamış ve dijital oyun kültürü adında yeni bir oyun kültürü ortaya çıkmıştır. Bu kültürün yerlileri olarak çocuklar karşımıza çıkmakta ve bu kültürel yapının en çok etkilenenleri de onlar olmaktadır. Bu bağlamda, değişen oyun kültürü içerisinde çocukların oynamış oldukları serbest oyunlar azalırken, dijital oyunları oynama sıklıkları sürekli artış gösterdiği görülmektedir. Bu çalışma toplumsal ve ekonomik koşullar tarafından şekillenen çocuk oyunlardaki değişimler üzerinde odaklanarak, oyunların dijitalleşmesi ve dijitalleşen oyunların kuşattığı çocukları ve onların ebeveynlerinin farkındalığı üzerine inşa edilmiştir. Dijital oyun oynayan çocukların hangi dijital oyun oynadıkları, günlük ne kadar süre oynadıkları, çevrimiçi ya da çevrimdışı mı oynadıkları, hangi dijital araçla oynadıkları ve tüm bunları gerçekleştirirken; ebeveynlerin pedagojik bir tutum sergileyip, çocuklarının yönlendirip yönlendirmedikleri araştırılmıştır. Araştırmada, yöntem olarak alan araştırması seçilmiş ve daha ayrıntılı ve derin bilgilerin elde edilmesi için de veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği belirlenmiştir. Çalışma, Erzurum ili merkezi çerçevesinde gerçekleştirilmiş ve evreni temsil etmesi açısından, bütün sosyo- ekonomik düzey açısından düşük, orta ve yüksek düzeyde gelir sahiplerinin çocuklarının gittiği üç ilköğretim okulu seçilmiştir. Bu üç okuldan kız ve erkek öğrenci olmak üzere 4. Sınıfa devam eden 45 çocuk seçilmiştir. Önce çocuklar, sonrasında anneler ve daha sonra babaları olmak üzere üçlü çapraz görüşmeler yapılıp veriler elde edilmiştir. Görüşmeler sonucunda, çocukların dijital oyun oynama alışkanlıklarında, ebeveynleri tarafından öğretilen ve yönlendirilen pedagojik bir tutuma rastlanılmamıştır. Bu bulgular ışığında, çocukları sanal dünyanın ve özellikle de dijital oyunların olası tehlikelerinden korumak amacıyla hükümetlere, ebeveynlere ve öğretmenlere karşı öneriler sunulmuştur.