Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimleri Ve Uluslararası İlişkiler, Türkiye
Tez Danışmanı: Hatice Esra Danacıoğlu Tamur
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Ortadoğu’da Osmanlı
sonrası dönemde ortaya çıkan ve Batılı devletlerin kolonyal girişimlerinin bir
sonucu olarak şekillenen genç ulus-devletler içerisinde Lübnan, bir kurucu mit
fikrine sahip olması hasebiyle oldukça kendine has bir örnektir. Lübnan’ı
çevresindeki diğer kültürel kalıplardan ayrı, orijinal bir siyasi birim
şeklinde düşünmeyi mümkün kılan Fenike miti, Lübnan’ı Fenike’ye eşitleyerek
onun mevcudiyetin temelini oluşturur. Buna göre Suriyeli, Arap ya da Müslüman
karakterlerinden öte Lübnanlılar, antik dönem Fenikelilerin torunları olarak
sabitlenir ve bu özden neşet eden Fenikecilik fikri de Frankofon – yani yüzünü
Batı’ya dönmüş - bir Lübnan düşüncesinin var oluş amacını ifade eder. Bu
çalışmanın amacı; kendine has bir Lübnan fikrinin doğuşunu sağlayan ve
kaynağını Avrupa Şarkiyatçılığındaki belirli bir eğilimde bulan Lübnan-Fenike
temsilinin oluşumunu, Lübnanlı entelektüellerce benimsenmesini ve Grand Liban’ın kuruluşunda oynadığı
hayati rolü ortaya çıkarmaktır. Bu doğrultuda çalışmada Foucaultcu manada
“söylem” kavramı temele alınmış, Fransız Şarkiyatçılığı içerisinde Lübnan’ı
“Yeni Fenike” olarak tahayyül eden öncü isimlerin çalışmaları vasıtasıyla bu yöndeki
düşünce biçiminin Fransız kolonyal pratikleri de dâhil olmak üzere siyasal
gelişmeleri belirlediği ileri sürülmüştür. 19. yüzyılın ikinci yarısında yazan
Ernest Renan, Élisée Reclus, Victor Bérard ve Maurice Barrès başta olmak üzere, Fransız Şarkiyatçıların ya
da bölgeyi ziyaret eden Alphonse de Lamartine, Gérard de Nerval, Gustave
Flaubert gibi isimlerin çalışmaları, onların Levant algılarını şekillendiren
erken Yunan, Roma ve İbrânî kaynakları da dikkate alınarak, analiz edilmiştir.
Ardından, 20. yüzyılın başlarında kendilerini Frankofon bir kültür dünyasının
üyesi sayan ve Lübnan’ı da Fransız bir siyasal-kültürel birim olarak düşünen
“Genç Fenikeliler” grubu üzerinde durulmuş, bu oluşumun Lübnan’daki yerel
entelektüel çevrelerle ilişkisi ve Grand
Liban’ın vücuda gelişindeki katkıları, doğrudan birinci kaynaklara
dayanılarak ortaya koyulmuştur. Neticede, mevcudiyetini Batılı bir gücün
kolonyal inisiyatifine borçlu olsa da Lübnan’ın antik bir köken mitinde
temellenen teritoryal bir konsept etrafında kurgulandığı ve milli kültürü ile
kimliğinin de bu mit ekseninde oldukça orijinal bir şekilde inşa edildiği
sonucuna varılmıştır.