İneklerde intarauterin izoproterenol uygulamalarının ovaryum foliküler gelişimi üzerine etkilerinin araştırılması


Dr. Öğr. Üyesi Vefa TOHUMCU

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye

Tez Danışmanı: Mehmet Cengiz; Semra Kaya

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Bu tez çalışmasında, izoproterenolün (İZP) inek ovaryumlarındaki aday folikül gelişimi üzerine güçlendirici etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ovaryumlardaki foliküllerin, primordial folikül havuzundan çıkış günlerinde uterus içine uygulanan İZP ile ovaryum ve uterus arter çapında genişleme sağlanması planlanmıştır. Bu etkiyle ovaryuma taşınan kan bileşenlerinin artırılması, antral folikül gelişiminde etkili olduğu bilinen ovaryum içi faktörlerin desteklenebileceği ve bu sayede folikül gelişiminin güçlendirilebileceği hipotez olarak öne sürülmüştür. Çalışma, postpartum 60 günü tamamlamış, herhangi bir jinekolojik ve metabolik problemi olmayan, 2. laktasyondaki sağlıklı 36 adet Holştayn ırkı inek üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya alınan inekler, her bir grupta 9 adet olacak şekilde ve uterus içi uygulanan ajana ve uygulama gününe göre dört gruba (İZP-I, KONT-I, İZP-II, KONT-II) rastgele ayrılmıştır. İZP-I ve İZP-II grubuna sırasıyla ovulasyon sonrası 1 ve 2. günlerde 4 mg izoproterenol 40 ml steril distile su içerisinde intrauterin uygulanırken, KONT-I ve KONT-II gruplarındakilere ise sırasıyla ovulasyon sonrası 1 ve 2. günlerde placebo uygulaması yapılmıştır. Puls dalga Doppler ultrasonografi ile uygulama öncesi ve uygulamadan 30 dakika sonrasında, Tepe Sistolik Hız (PSV), Diyastol Sonu Hız (EDV), Rezistans İndeks (RI), Pulsatil İndeks (PI), Kalp Atım Sayısı (HR), Sistol-Diyastol Oranı (SD), Zaman Ortalamalı Ortalama Hız (TAMEAN), Zaman Ortalamalı Maksimum Hız (TAMAX) ve arter çapı (ÇAP) ölçümü arteria ovarica ve arteria uterina media üzerinde yapılmıştır. Alınan kan örneklerinde (1 veya 2., 3., 6. ve 9. gün) folikül uyarıcı hormon (FSH), anti-müllerian hormon (AMH), östradiol (E2), progesteron (P4), insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1), insülin benzeri büyüme faktörü bağlayıcı protein-3 (IGFBP-3), beta hidroksi bütirik asit (BHBA) ve kolesterol düzeyleri ölçülmüştür. Uterus içi uygulamalara başlanmadan önce tüm inekler, vagina içi progesteron ile kombine edilmiş, standart 7 gün süreli ovulasyonun senkronizasyonu (Ov-Synch) programına alınmıştır. Uterus içi uygulanan İZP’ye karşın ovaryum yanıtında karşılaşılabilecek olası bireysel farklılıkları göz ardı etmemek için, her inekte ardışık olarak iki kez Ov-Synch (Ov-Synch-1 ve Ov-Synch-2) protokolü uygulanmıştır. Bütün gruplarda, Ov-Synch-2 sonrası ovulasyonun saptandığı gün, 0. gün (G0) olarak kabul edilmiştir. Uygulamalar ovulasyonu takiben, gruplara göre 1 veya 2. günlerde uterus içine yapılmıştır. İZP gruplarında, KONT gruplarına göre uygulama sonrası Ovaryum- Kalp Atım Sayısı (OHR) belirgin şekilde artış göstermiştir (p<0,01). Ayrıca İZP gruplarında ovaryan arter çapının (OÇAP), uygulama sonrasında artış eğiliminde olduğu görülmüştür (p>0,05). Uygulama sonrasında Uterin-Kalp Atım Sayısı (UHR) parametresi, KONT gruplarında benzer bulunurken, İZP gruplarında belirgin şekilde artmıştır (p<0,01). Antral folikül yüzdelerinde, 1–2,9 mm’lik aralıkta, İZP gruplarının her ikisinde de zamanla azalma görülmüştür. KONT-I grubunda zamanla artarken (p<0,0001), KONT-II’de ise artış eğilimi olmuştur (p>0,05). İZP-I ve İZP-II gruplarında, zaman ilerledikçe 3–4,9 mm’lik folikül sayısının yüzdelik frekansı artarken, KONT-I grubunda azalma (p<0,05) ve KONT-II grubu ise azalma eğilimi olmuştur (p>0,05). Ayrıca, İZP gruplarında toplam folikül sayılarının ağırlıklı ortalaması (TFSAO) zamanla artış göstermiştir. İZP grupları arasında TFSAO en fazla İZP-I grubunda olmuştur. KONT-I grubunda ise TFSAO zamanla azalırken (p<0,01), KONT-II’de ise değişim olmamıştır (p>0,05). Hormonal analizlerde gruplar arası değerlendirmede İZP gruplarının tüm parametrelerde KONT gruplarına kıyasla ortalama olarak yüksek bulunmuştur (p<0,01). Sonuç olarak, İZP uygulamasıyla 1–2,9 mm çaplı antral folikül yüzdesinin azaltılıp, 3-4,9 mm çapa sahip folikül yüzdesinin artırılabileceği görülmüştür. Sağlanan bu artış, ovaryum ve uterus arterlerinde sağlanması planlanan kan akımı artışından ziyade, IGF-I, IGFBP-3, AMH, kolesterol gibi folikül gelişimini doğrudan etkileyen faktörlerle ilişkilendirilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, 3–4,9 mm çapa sahip folikül sayısında elde edilen artış, İZP uygulamasının, gonadotropin duyarlılığı gösterecek aday folikül sayısını artırmaya yönelik potansiyel bir uygulama olabileceğini göstermiştir.

 

Anahtar kelimeler: Doppler ultrasonografi, foliküler gelişim, inek, izoproterenol, ovaryum, vazodilatasyon.