Doğu-Batı arasında Türk sineması: Ayşe Şasa'da mahalli gelenek


Arş. Gör. Hamza UYSAL

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Radyo, Televizyon Ve Sinema Anabilim Dalı, Türkiye

Tez Danışmanı: Yusuf Ziya Gökçek

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Her anlatı, içerisinden çıkmış olduğu özgün kültür dairesinin karakteristik niteliklerini bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde belirli bir ölçüde yansıtmaktadır. Bu bağlamda, 19. yy.'da yeni bir anlatım tekniği olarak ortaya çıkan sinema sanatı için de benzeri bir yargının geçerli olduğunu ve her toplumun kendi toplumsal kültüründen hareketle kendisine has bir sinemasal anlatım dili ve tekniği geliştirebileceğini söylemek mümkündür. Ne var ki, Doğu ile Batı arasında müphem bir konumda konumlanan Yeşilçam için farklı bir durum söz konusudur. Ayşe Şasa, Yeşilçam'ı, Doğu ile Batı arasındaki bir dizi çatışma ve gerilimin kültürel plandaki neticesi olarak değerlendirmektedir. Nitekim Yeşilçam, bir yandan Batı'nın güdümü altında Avrupa ve Amerika'dan bazı sinemasal hazır kalıplar devşirmekte; diğer yandan ise Doğu'nun gizil gelenek ve göreneklerinden zuhur eden mahalli geleneğini derin ve örtük bir potansiyel halinde içerisinde barındırmaktadır. Bu anlamda Yeşilçam, melez bir sinema hüviyetine bürünmektedir. Zira, dünya hayatını çatışma temelinde değil, ilahi bir uyum ve düzen temelinde yorumlayan mahalli gelenek, bir yandan kendisini gerçekleştirme imkânı bulamazken, diğer yandan Batı'nın trajedi temelli klasik dramatik anlatım kalıplarının Yeşilçam'da içselleştirilmesini ve özümsenmesini de olanaksız kılmaktadır. Şasa'nın, "bilinçli sanatsal dönüşümlere hedef olmaktan ziyade gizil bir potansiyel olarak muhafaza edildiğini" ileri sürdüğü mahalli geleneğin özgün nitelikleri "gerçekten çok temsile dayalı anlatım", "müzikteki tek seslilik ilkesine benzer bir şekilde, çatışmadan ziyade uyuma dayalı mahalli kompozisyon anlayışı" ve "öyküleme tekniği itibariyle, trajikten çok epiğe dayalı ilkeler" olmak üzere üç madde halinde listelenmektedir. Bu çalışmada, esas itibariyle, söz konusu bu niteliklerin Yeşilçam'daki özgün yansımaları ele alınmaktadır.