L.N. Tolstoy'un 'Şeytan' ve Namık Kemal'in 'İntibah' adlı eserlerinin 'Femme Fatale' imgesi bağlamında karşılaştırmalı incelenmesi
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Rus Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye
Tez Danışmanı: Rahman Özdemir
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
| İnsanın yaratılışı ve kadının yaratılışı, tarih boyunca hem dini hem de felsefi bağlamda tartışılan iki temel konudur. Dini metinlerde insan, genellikle ilahi bir iradenin eseri olarak tasvir edilirken, kadının yaratılışı çoğunlukla erkeğin ardından gelen tamamlayıcı bir unsur olarak sunulur. Bu durum birçok kültürde ataerkil bir düzenin meşrulaştırılmasına zemin hazırlar ve kadını ikincil bir konuma yerleştiren yorumların ortaya çıkmasına neden olur. Bununla birlikte, felsefi ve mitolojik yaklaşımlar, kadını hem yaşamın devamını sağlayan hem de kimi zaman kötülüğün kaynağı olarak betimleyen çok yönlü bir perspektif sunmaktadır. Bu tür tasvirler, toplumların kadına ve insanın varoluşuna dair algılarında derin etkiler yaratır. Bu etkiler, edebiyat ve sanat alanında kadının nasıl temsil edildiğini de derinden şekillendirir. Mitolojik ve dini karakterlerin yanı sıra, bu temsiller, tarih boyunca kadın karakterlere atfedilen farklı rolleri ve anlamları ortaya koyar. Lilith, Havva, Medusa ve Pandora gibi karakterler, tarih boyunca kadının kötülükle özdeşleştirilmesine zemin hazırlar ve bu tema, özellikle XIX. yüzyılda femme fatale imgesiyle yeni bir biçim kazanır. Fransızca kökenli bir ifade olan femme fatale, ''ölümcül kadın'' anlamına gelir ve bu imge, başlangıçta Fransız edebiyatında ortaya çıkar, zamanla sinema ve resim gibi diğer sanat dallarında da etkili bir yer edinir. Giderek genişleyen bu imge, farklı kültürel bağlamlarda edebi eserlere de yansır. Bu doğrultuda, Lev Nikolayeviç Tolstoy'un Şeytan (Дьявол) ve Namık Kemal'in İntibah adlı eserleri, femme fatale karakterlerin toplum ve erkek kahramanlar üzerindeki etkileri açısından incelenecektir. Çalışma, karşılaştırmalı edebiyat yöntemini temel alarak feminist eleştiri, psikoanalitik eleştiri ve kültürel eleştiri yöntemleri perspektifini de kullanarak, bu eserlerde kadınların toplumsal ve ahlaki normlarla ilişkisini, benzerliklerini ve farklılıklarını ele almayı amaçlamaktadır. | |||