Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arap Dili Ve Edebiyatı, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Selami Bakırcı
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Endülüs’te ilim ve edebiyat oldukça gelişmiştir. Endülüs
Emevileri döneminde (756-1031) üst düzey şair ve edipler yetişmiştir. Bunlar o
dönemin edebi hayatını yansıtan zengin bir literatür oluşturmuşlardır. Bu sanat, fikir ve
edebiyat adamlarının önemli bir bölümünün de mutasavvıf olduğu görülmektedir.
Tasavvufun daha çok dini tecrübeye dayalı, pratik bir ilim olması hasebiyle
tasavvuf eğilimli olan şairler yaşadıkları bu pratikleri edebiyat yoluyla
betimlemişler, bu da edebi metinlerin üst düzey bir içeriğe sahip olmasını
sağlamıştır.
Tasavvuf, ilk ilkelerini, Kur’an ve Sünnet olmak üzere temel
İslami kaynaklardan almaktaydı. Ancak zamanla bazı felsefî düşünceler tasavvufa
girmiş, dolayısıyla bazı ilkeler değişmiş ve felsefî düşünce ile karışmıştır. Felsefi
tasavvufun önemli temsilcilerinden biri olan Şüşterî de Kur’an ve Sünnet
merkezli tasavvuf anlayışına felsefî bir bakış getirmiş ve bu konuda ön plana
çıkmıştır.
Tasavvufa dair bu yaklaşım tarzını ve yaşamış olduğu dinî
tecrübeyi şiirleri vasıtasıyla anlatmaya çalışan Şüşterî oldukça velud bir şair
olarak karşımıza çıkmaktadır. Şiirlerinin hem yaşadığı Endülüs coğrafyasından
hem de tasavvufî düşüncesinden beslendiği görülmektedir. Bu itibarla hem
Endülüs şiiri hem de tasavvuf edebiyatı açısından oldukça önemli bir şahsiyet
olduğu görülmektedir.
Zengin tabiatla
dolu Endülüs ortamındaki tasavvuf şiirinin güzelliğine rağmen, bu şiir türü
akademik anlamda gereken ilgiyi görmemiştir. Akademik çalışmaların azlığı bunun
en iyi kanıtıdır. Ancak sevindirici olan şu ki, son zamanlarda özellikle Kuzey
Batı Afrika Arap bölgelerindeki araştırmacılar, Endülüs’te ortaya çıkan
tasavvufi edebiyat eserlerine önem vermeye ve onları tahkik ederek ilim
dünyasının hizmetine sunmaya başlamışlardır.
Tasavvufun dinî tecrübe
ile birlikte uygulamaya dayalı bir alan olması nedeniyle tasavvuf konulu
şiirlerin oldukça çetrefilli olduğu görülmektedir. Bu itibarla ilgili
metinlerin genel okuyucu kitlesi için açıklanması ve şiirlerde kullanılan
ifadelerin delaletlerinin ortaya konulmasına yönelik çalışmalar oldukça
önemlidir. Bu nedenle tasavvuf edebiyatının, ihtiva ettiği deruni anlamların
sağlıklı bir şekilde ortaya konulabilmesi için eleştirel çalışmalara ihtiyacı
vardır. Bu çalışmanın böylesi bir boşluğa mütevazı bir katkı sunmasını ümit
etmekteyiz.
Araştırma bir giriş, dört bölüm ve bir sonuçtan
oluşmaktadır. Giriş bölümünde genel olarak tasavvuf; özel olarak ise Endülüs’te
Muvahhidler dönemindeki tasavvufî yapı hakkında bilgi verdik. Bu konuda
tasavvufun temel eserleri, Endülüs tarihine ve edebiyatına dair çalışmalar esas
alınarak metot bakımından daha çok içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.
Birinci bölümde Şüşterî’nin hayatı, ilmi, tasavvufi ve
edebi kişiliği içerik analizi merkezli bir inceleme ile ele aldık.
İkinci bölümde Şüşterî’nin muvaşşah, zecel, musammaṭ ve
tahmislerden oluşan divanındaki şiir biçimlerini ele alarak inceledik. Bu
bölümde de önceki bölümlerdeki yöntemlere ilave olarak dokümantasyon yöntemi
kullanılmış ve incelenen kelimelerle ilgili bilgiler tablolar halinde derledik.
Üçüncü bölümde şiirlerin vezin, kafiye, tasrî‘’den oluşan
şekil özellikleri ile tekrar, cinas ve med harflerinden oluşan yapısal
unsurları üzerinde durduk.
Dördüncü ve son bölümde ise Şüşterî’nin Divan’ında
kullandığı dili incelemeye çalıştık. Bu doğrultuda onun “şiir dilini” ve
kullandığı kelimelerin anlam alanını tespit etmeye çalıştık. Bu kelimelerin
oluşturdukları anlam alanları aracılığıyla şairin ele aldığı hedef konulara
ulaştık. Bu arada metinlerarasılık ve kullandığı semboller üzerinde durduk.
Kullandığı kelimelerin fasihlerini de zikretmekle beraber âmmîce tablosunu
sunduk. Ardından lafızların yapısını (sözcük dizimi) inceledik ve bu
yapılardaki nahiv olaylarını ele aldık.