Betonarme Binaların Deprem Performansına Dolgu Duvarların Etkisinin Yönetmelik Kapsamına Alınması İçin Bir Çalışma


Creative Commons License

Çelebi O., Beyen K.

Uluslararası Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Kongresi, Kocaeli, Türkiye, 25 Eylül - 27 Ekim 2019, ss.384-390

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Kocaeli
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.384-390
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

  • Geçmişte yaşanan depremler, hasar dağılımları, gözlemler ve öğrettikleri Kocaeli İlinde bulunan bütün mühendislik yapılarının deprem tehlikesi altında olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada, günümüzün bilgi ve işçilik uygulama birikimiyle inşa edilen yapıların yaşanabilecek ihtimal bir büyük depreme karşı performansının sınırlı hasar seviyesinde kalabilmesi için, dolgu duvarların betonarme binanın depreme karşı performansına katkısı araştırılmıştır. Çalışmada Kocaeli İlinin İzmit İlçesinde 40.77 enlem ve 29.98 boylam koordinatlarında bulunan 10 katlı betonarme bina çalışma yapısı olarak seçilmiş ve nümerik analizleri yürütülmüş ve deprem tepki simülasyonları bir dizi senaryo depremler için test edilmiştir. Betonarme binada, Kocaeli bölgesinde yaşanmış olan 11 büyük depremin istasyon kayıtları kullanılarak, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018'in önermiş olduğu zaman tanım alanında doğrusal olmayan analizler yapılarak, dolgu duvarların mevcut olduğu ve olmadığı betonarme binanın depreme karşı performansına katkısı izlenmiştir. Dolgu duvarların betonarme binanın tüm katlarına simetrik ve bölme elemanı olarak yerleştirilmesi sonucunda, bina taşıyıcı elemanlarında depremin oluşturduğu yerdeğiştirmelerin ve iç kuvvetlerin azaldığı gözlenmiştir. Bunların yanı sıra, normalde hasarlı olduğu gözlenen binanın, binada dolgu duvarların bölme elemanı olarak yerleştirilmesi sonucu binanın sınırlı hasar seviyesine ulaştığı sonucuna varılmıştır. Son olarak, dolgu duvarların betonarme binada kullanılması, bina taşıyıcı elemanlarının göçmeden plastik deformasyon yapabilme yeteneğini artırdığı ve buna bağlı olarak binada ki sönüm oranlarının arttığı gözlenmiştir. Betonarme binaların depreme karşı performansının doğru ve gerçekte var olan bütün mevcut elemanlarıyla beraber öngörülebilmesi için duvar elemanlarının da taşıyıcı eleman olarak değerlendirilmesi ve tasarımda yer alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma çerçevesi içinde elde edilen sonuçlar bina yönetmeliklerinin bölme ve taşıyıcı duvar tanımlarına ve işlevlerine açıklık getirerek ölçüt ve emniyetli sınır ötelenme şartlarının yeniden tanımlanması gerçeğin yansıtılması açısından kaçınılmazdır. Anahtar kelimeler: Deprem, Dolgu Duvar, Taşıyıcı Duvar, Doğrusal Olmayan Analiz

Earthquakes in the past, damage distributions, observations and teachings It has shown that all engineering structures in Kocaeli Province are under earthquake hazard. In this study, the contribution of the infill walls to the earthquake performance of the reinforced concrete building was investigated in order to ensure that the structures constructed with today 's knowledge and workmanship application experience remain at a limited level of damage against a possible large earthquake. In this study, 10-storey reinforced concrete building located at 40.77 latitude and 29.98 longitude coordinates in Izmit District of Kocaeli Province was selected as the working structure and numerical analyzes were conducted and earthquake response simulations were tested for a series of scenarios earthquake. Reinforced concrete building, which took place in Kocaeli 11 using massive earthquake station records, Turkey Earthquake Building Regulations 2018 have suggested that non-linear time history analysis done, contribute to performance against earthquake reinforced concrete building where it is available and there are unavailable infill walls were followed. As a result of the placement of the infill walls as symmetrical and partition elements on all floors of the reinforced concrete building, it was observed that the displacements and internal forces caused by the earthquake in the building carrier elements decreased. In addition, it was concluded that the building, which is normally observed to be damaged, has reached a limited level of damage as a result of the placement of infill walls as part of the partition walls. Finally, it was observed that the use of infill walls in reinforced concrete buildings increased the ability of building carrier elements to perform plastic deformation without collapse and consequently the damping rates in the building increased. In order to predict the performance of reinforced concrete buildings against earthquakes together with all existing elements, it is concluded that wall elements should be considered as bearing elements and should be included in the design. The results obtained within the framework of the study are inevitable in terms of reflecting the reality of the criteria and safe redistribution conditions by clarifying the definitions and functions of partition and bearing walls of building regulations. Keywords : Earthquake, Carrier Wall, Infill Wall, Non-lineer Analysis