The Attribution of Ghalat (Error) and the Defense of Tawjīh (Linguistic Justification) in the Transmission of Qirāʾāt: The Linguistic Value of the Narrations of Hārūn b. Mūsā al-Aʿwar


KANDEMİR A.

Tefsir Araştırmaları Dergisi, vol.10, no.1, pp.189-214, 2026 (TRDizin)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 10 Issue: 1
  • Publication Date: 2026
  • Doi Number: 10.31121/tader.1827107
  • Journal Name: Tefsir Araştırmaları Dergisi
  • Journal Indexes: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), TR DİZİN (ULAKBİM), Academic Search Ultimate (EBSCO)
  • Page Numbers: pp.189-214
  • Ataturk University Affiliated: Yes

Abstract

Hārūn b. Mūsā al-Aʿwar (d. 170/786), renowned for his expertise in qirāʾāt, Arabic linguistics, and hadith, emerged as a controversial figure among early Islamic scholars due to his methodology of compilation (tadwīn) and his transmission of shādh (irregular) qirāʾāt. The characterization of some of his narrations as ghalaṭ (error), particularly by qirāʾāt authorities such as Ibn Mujāhid, has given rise to questions regarding the legitimacy of his scholarly legacy. Although the existing literature includes studies that address Hārūn b. Mūsā from either a biographical or a purely grammatical pers-pective, this study aims to analyze—through a holistic approach—both the methodological criti-cisms directed at him and the linguistic justifications (tawjīh) proposed for his narrations, thereby determining his distinctive position in the history of qirāʾāt. The scope of the research consists of selected examples requiring syntactic analysis—such as مَالِك/مَلِكِ, الْاَنْصَار, وَصِيَّةً/الوَصِيَّةُ, يَهْلَكُ/يُهْلِكُ, هَيْهَاتَ, and يٰسٓ—drawn from the wide range of narrations attributed by Hārūn b. Mūsā to the Prophet, the Companions, the Companion codices (maṣāḥif), the Successors (tābiʿūn), and their followers (atbāʿ al-tābiʿīn). Employing a qualitative research design and the document analysis method, the study classifies data obtained from classical sources and examines the narrations through inductive and analytical approaches within the framework of Arabic linguistic principles (qiyās and samāʿ). The findings indicate that Hārūn was a pioneering scholar in Basra who compiled and classified qirāʾāt variants and systematically recorded shādh readings together with their chains of transmission (isnād). What most clearly distinguishes him from his contemporaries is his engagement not only with mutawātir narrations but also with shādh readings through processes of verification (taḥqīq) and compilation (tadwīn). Furthermore, the criticisms directed at him appear to have stemmed from the tension between oral transmission (shifāhī) and written compilation (tadwīn) characteristic of the period. This scholarly disagreement, while remaining largely academic in his own time, can be regarded as a historical precursor to the state-sponsored marginalization of shādh recitations in the fourth century AH. It is also observed that the narrations labeled as ghalaṭ by Ibn Mujāhid were lin-guistically justified by scholars such as Ibn Jinnī on the basis of authentic samāʿ data from Arabic dialects. Moreover, the variant readings identified in the analyzed examples provide interpretive pos-sibilities that expand the semantic scope of the verses. In conclusion, Hārūn is established as a trustworthy (thiqa) transmitter in the fields of qirāʾāt, Arabic linguistics, and hadith, and the recita-tions he transmitted can be regarded as linguistically valid.
Kıraat, Arap dili ve hadis alanlarında yetkinliğiyle tanınan Hârûn b. Mûsâ el-A‘ver (öl. 170/786), erken dönem İslami ilimler tasnîfinde benimsediği tedvîn metodolojisi ve şâz kıraat rivâyetleri nedeniyle dönemin otoritelerince tartışılan bir şahsiyet olmuştur. Özellikle İbn Mücâhid gibi kıraat otoriterlerinin, Hârûn’un bazı rivâyetlerini “galat” (hata) olarak nitelemesi, onun ilmî mirası etrafında bir meşruiyet sorunu doğurmuştur. Literatürde Hârûn b. Mûsâ’yı biyografik veya sadece nahvî açıdan ele alan çalışmalar bulunmakla birlikte bu araştırma, ona yöneltilen metodolojik tenkitler ile rivâyetlerine getirilen dilbilimsel tevcihleri bütüncül bir yaklaşımla analiz etmeyi ve Hârûn’un kıraat tarihindeki özgün konumunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın kapsamını, Hârûn’un Hz. Peygamber, sahabe, sahabe mushafları, tabiîn ve etbâüt-tâbiîn’e isnad ettiği geniş rivâyet yelpazesi içerisinden seçilen ve nahvî tahlil gerektiren مَالِك/ مَلِكِ، الْاَنْصَار، وَصِيَّةً/الوَصيَّةُ، يَهْلَكُ/يُهْلِكُ، هَيْهَاتَ، يٰسٓ gibi örnekler oluşturmaktadır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği çalışmada, belge incelemesi tekniği kullanılmıştır. Klasik kaynaklardan elde edilen veriler tasnîf edilmiş; rivâyetler, tümevarım ve analitik yöntemle incelenerek Arap dili kuralları (kıyas-semâ) çerçevesinde değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular, Hârûn’un Basra’da kıraat vecihlerini derleyip tasnîf eden ve şâz kıraatleri isnadlarıyla birlikte derleyen öncü bir kişi olduğunu göstermektedir. Onu muasır âlimlerden ayıran en belirgin özelliği ise sadece mütevatir rivâyetleri değil, şâz kıraatleri de tahkik ve tedvîn etmesidir. Bununla birlikte ona yöneltilen tenkitlerin dönemin şifahîlik-tedvin dinamiğinden kaynaklandığı; onun döneminde ilmî düzeyde kalan bu ihtilafın, hicrî dördüncü asırda şâz kıraatlere yönelik uygulanacak devlet destekli tasfiye sürecinin tarihsel bir öncüsü olduğu tespit edilmiştir. İbn Mücâhid’in “galat” olarak nitelediği rivâyetlerin, İbn Cinnî gibi dil âlimlerince Arap lehçelerindeki sahih semâ verilerine dayandırılarak tevcih edildiği; ayrıca tahlil edilen örneklerdeki farklı vecihlerin, âyetlerin anlam alanını genişleten yorum imkânları sunduğu görülmüştür. Netice olarak; Hârûn’un kıraat, Arap dili ve hadis ilminde sika bir râvî olduğu ve naklettiği kıraatlerin dilbilimsel anlamda muteber kabûl edildiği tespit edilmiştir.