TRB2 INTERNATIONAL CONGRESS ON EDUCATIONAL SCIENCES , Hakkari, Türkiye, 15 - 17 Ekim 2025, cilt.1, sa.1, ss.5, (Özet Bildiri)
Son yıllarda yapay zekâ (YZ) teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, eğitim alanında da önemli dönüşümlere yol açmıştır. Özellikle üniversite düzeyindeki öğrenciler, akademik süreçlerde bilgiye ulaşmak, ödev hazırlamak ve karar almak gibi pek çok amaçla yapay zekâ araçlarını kullanmaktadır. Bu araçların sunduğu hız, kolaylık ve erişilebilirlik gibi avantajlar, öğrenme ortamlarını yeniden şekillendirirken, öğrencilerin bireysel öğrenme sorumlulukları ve öz-yeterlik algıları üzerinde bazı soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir. Öz-yeterlik, bireyin kendi becerilerine olan güvenini ifade eder ve akademik başarıda belirleyici bir rol oynar. Ancak yapay zekâ ile kolaylaştırılmış süreçlerin, öğrencilerin kendi çabalarıyla başarma duygusunu gölgede bırakabileceği, zamanla psikolojik tembellik, öğrenmeden kaçınma ve bağımlılık gibi eğilimleri tetikleyebileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin akademik bağlamda yapay zekâ araçlarını kullanma pratiklerinin öz-yeterlik algılarına nasıl yansıdığını anlamaktır. Özellikle psikolojik tembellik eğilimi, bireysel çaba düzeyinde azalma, öğrenmeden uzaklaşma ve duygusal etkiler bu bağlamda derinlemesine incelenmiştir. Çalışma, nitel araştırma deseniyle gerçekleştirilmiştir. Katılımcı seçiminde ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmış, farklı fakültelerden toplam 26 üniversite öğrencisi araştırmaya dahil edilmiştir. Seçim ölçütü olarak, katılımcıların son bir yıl içerisinde yapay zekâ araçlarını aktif biçimde akademik amaçlarla kullanmış olmaları esas alınmıştır. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, katılımcılarla birebir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışma bulgularında, dört ana etki alanı belirlenmiştir: bilişsel etkiler, psikolojik etkiler, davranışsal etkiler ve kullanım motivasyonları. Bilişsel boyutta; “yetersizlik hissi”, “bireysel çabanın azalması”, “akademik tembellik eğilimi” ve “derinlemesine öğrenmenin engellenmesi” gibi kodlar, yapay zekâ kullanımının öğrencilerin öğrenme sürecine katılımını ve kendi yeterliliklerine olan inancını zayıflattığını göstermiştir. Psikolojik etkiler arasında, kısa süreli rahatlama ve motivasyon gibi olumlu deneyimlerin yanı sıra, stres, kaygı, suçluluk ve tedirginlik gibi olumsuz duygular da raporlanmıştır. Sonuç olarak, yapay zekâ teknolojileri bireyler için güçlü bir öğrenme destekleyicisi olabileceği gibi, kontrolsüz ve bilinçsiz kullanımlarda öğrenme sorumluluğunu zedeleyen bir araca da dönüşebilmektedir. Bu bağlamda, yükseköğretim kurumlarında öğrencilerin yapay zekâyı bilinçli, etik ve denetimli biçimde kullanmalarını sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesi önerilmektedir.