UĞURSUZLUĞUN PSİKO-SOSYAL SEBEPLERİ VE KUR’AN’DA UĞURSUZLUK OLGUSU


Creative Commons License

Yılmaz K.

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, vol.8, pp.269-294, 2019 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

The aim of this study is to try to manifest the Quran’s approach to dealing with ominousness by receiving support from the sunnah after determining the status by endeavoring to designate the psycho-social reasons of ominousness which has been present since ancient times and is still present. Within this context, the definition of ominousness, the psycho-social reasons of ominousness, the examples of considering ominous in various religions and communities, the words taking a place in the semantic field of ominousness in the Quran and the Quran’s approach about ominousness had been emphasized. In addition, the naming of the words “nahs, husum and mash’ama” as ominousness in some interpretations and commentaries of the Quran and tafsirs have been critically covered. As a consequence, the word of “tetayyur” which means ominousness in the Quran is the focus word, the origin of considering ominous is the age of Prophet Saleh and according to written sources its origin is the ancient Mesopotamia, and the continue of its existence in the culture of several religions and communities one way or another – although divine religions forbid it – have emerged. Furthermore, it has revealed that the phenomenon of ominousness has negatively mentioned in the Quran and ominousness has negative effects in people’ lives from psycho-social aspects. Drawing attention to the negativity of this subject in Meccan chapters has showed that it is necessary to remove ominousness from people’ faith lives. It has been determined that the words “nahs, husum and mash’ama” have been named as ominousness in some interpretations and commentaries of the Quran and tafsirs. It has been seemed that it is more appropriate to mean the word of “nahs” as “violent torment days”, the word of “huşum” as “the storm which always blows to eradicate” of the people of ‘Ad and the word of “mash’ama” as the “miserable ones” because of causing of this situation being perceived by people as some days are auspicious and ominous.

Bu çalışmanın amacı, eski çağlardan beri var olan ve günümüzde varlığını devam ettiren uğursuzluğun psiko-sosyal sebeplerini belirlemeye çalışıp durum tespiti yaptıktan sonra Kur’an’ın uğursuzluğa yaklaşımını sünnetten de destek alarak ortaya koymaya çalışmaktır. Bu bağlamda çalışmada uğursuzluğun tanımı, uğursuzluğun psiko-sosyal sebepleri, çeşitli din ve toplumlarda uğursuz sayma örnekleri, Kur’an’da uğursuzluğun anlam alanına giren kelimeler ve Kur’an’ın uğursuzluğa yaklaşımı üzerinde durulmuştur. Ayrıca bazı meal ve tefsirlerde “nahs, husûm ve meş’eme” kelimelerine uğursuzluk anlamı verilmesine eleştirel olarak yaklaşılmıştır. Sonuç olarak Kur’an’da uğursuzluk anlamına gelen “tetayyür” kelimesinin odak kelime olduğu, uğursuz saymanın geçmişinin Kur’an’a göre Hz. Salih dönemine, yazılı kaynaklara göre ise eski Mezopotamya’ya dayandığı ve çeşitli toplum ve dinlerin kültüründe -ilahî dinler bunu yasaklasa da- bir şekilde varlığını devam ettirdiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca Kur’an’da uğursuzluk olgusundan negatif olarak bahsedildiği, uğursuzluğun insanların hayatında psiko-sosyal yönden olumsuz etkileri olduğu ortaya çıkmıştır. Mekkî surelerde bu konunun olumsuzluğuna dikkat çekilmesi de uğursuzluğun insanların inanç hayatından çıkarılması gerektiğini göstermektedir. Bazı meal ve tefsirlerde “nahs, husûm ve meş’eme” kelimelerine uğursuzluk anlamı verildiği tespit edilmiştir. Ancak bu durum insanlar tarafından bazı günlerin uğursuz, bazı günlerin uğurlu gibi algılanmasına sebep olacağından “nahs” kelimesine “şiddetli azap günleri”, “husûm” kelimesine Âd kavminin “kökünün kazınması için sürekli” esen fırtına ve “meş’eme” kelimesine “bedbaht olanlar” anlamının verilmesi daha uygun gözükmektedir.