Yaşamın Görünmez Sahnesi: Kişisel Mekânlarda Dramatik Estetik ve Senografik Mekan


Cinisli S., Mete Z.

Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanatın Ritmi III. Uluslararası Sanat Sempozyumu, Kocaeli, Türkiye, 12 Mayıs 2025 - 16 Mayıs 2026, cilt.1, ss.221-222, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Kocaeli
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.221-222
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Özet Tiyatro sanatının temel taşlarından biri olan senografi, bir sahne dekorasyonu olmanın ötesinde mekânın duyusal ve algısal derinliğini şekillendiren bir disiplindir. Sahne tasarımından ayrık bir kavram olarak Senografi, mekânı bir anlatı unsuru olarak kullanmayı ve izleyicide güçlü duygusal tepkiler uyandırmayı amaçlar. Senografi tiyatro sahnesinin ötesine geçerek günümüzde iç mimarlık ve mimarlık disiplinlerinde de etkili bir tasarım aracı haline gelmiştir. Özellikle son yıllarda, konut ve kişisel alanların tasarımında dramatik atmosfer yaratımı, kullanıcıların mekânsal deneyimini dönüştürmek amacıyla yaygınlaşan bir yaklaşım olarak dikkat çekmektedir. Bu çalışma, dramatik atmosferlerin konut ölçeğinde nasıl yaratılabileceğini ve bunun bireyin psikolojik ve duygusal deneyimine nasıl katkı sağladığını incelemektedir. Dramatik atmosferler; ışık, renk, malzeme, hacim ve mekânsal kurgunun bilinçli ve bütüncül bir şekilde kullanımıyla sıradan iç mekânları sahneye dönüştürerek, mekânın deneyimsel boyutunu derinleştiren güçlü araçlardır. Özellikle kişisel alanlarda bu yaklaşım, kullanıcının kimliği, anıları ve duygusal ihtiyaçlarının bir yansıması olarak önemli bir tasarım stratejisi haline gelmektedir. Konutların sadece bir barınma alanı değil, aynı zamanda kişisel bir sahne ve aidiyet duygusunun pekiştirildiği bir deneyim mekânı olması gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak bu çalışma, tiyatro sanatının temel bileşenlerinden biri olan senografi kavramını iç mekân tasarımına uyarlayarak, mekânın yalnızca işlevsel değil; duyusal ve algısal boyutlarıyla da nasıl anlam kazandığını irdelemektedir. Bu çalışma mimari mekanların bireysel kimlik, duygusal gereksinim ve estetik talepleri karşılayan çok katmanlı sahneler olarak yeniden ele alınması gerektiğini öne sürmekte; dramatik atmosfer yaratımının iç mekân deneyimini zenginleştiren ve anlatım gücünü pekiştiren etkili bir araç olduğunu vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler Senografi, İç Mimarlık, Tasarım, Mekan