Dijital Medya Çalışmaları , Hüseyin Köse, Editör, Bidge Yayınları , Ankara, ss.17-39, 2025
Bu yazıda, gözetim olgusunun geçirdiği tarihsel evrimi; güvenlik
endişesi, teşhir-ifşa ikilemi, aleniyet talebi ve gereksinimini daha
fazla saygınlık ve takdir alkışı beklentisiyle tahkim eden “onay
kültürü”, gözden kaybolmanın imkânsızlığı ve sosyolog Zygmunt
Bauman’ın sözünü ettiği “anlık yakınlık ve ayrılık mekânları içinde
var olmanın” travmatik ve sosyo-psikolojik sonuçları ekseninde
okumayı deniyoruz. Freud’un dürtüsel benliğimizin gayriihtiyari,
otomatik bir itkisi olarak öne sürdüğü “skopofilik” eğilimin zamanla
geçirdiği dönüşümün boyutlarını özel alan arzusunun
yoğunlaşmasıyla birlikte gündeme gelen mahremiyet teşhirinden
dikizlemeye, güvenlikten özgürlüğe, Lyon’dan Niedzviecki’ye
uzanan geniş bir teorik çerçeve ve olgusal güzergâh bağlamında
değerlendiriyoruz. Çalışmada, kısaca, gözetim ve onay kültürü
bağlamında, “ifşa olmaktan korkuyoruz, ama gözden yitip gitmek de
dayanılmaz ruhsal çalkantılar, karmaşalar yaratıyor benliğimizde”
diyen bir düşünsel çatlağa dikkat çekmeye çalışıyoruz.