İRAN SİYASETİNDE DÖNGÜSEL SARKAÇ HAREKETİ


Creative Commons License

Aktaş H. E.

MIDDLE EAST 11. INTERNATIONAL CONFERENCE ON CONTEMPORARY SCIENTIFIC STUDIES, Adana, Türkiye, 13 Ocak - 14 Mart 2026, ss.71-76, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Adana
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.71-76
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Iran devrimi hareketli siyasi ve sosyal dinamiklerin sonucu olarak gerçekleştiği için devrim sonrası oluşan siyasi düzen ve gelişen siyasi eğilimler sınırlı da olsa bu hareketliliği devam ettirmeye çalışmıştır. Bu çerçevede kurulan siyasi düzen bir taraftan seçime dayalı siyasi organların oluşumuna izin vermiş, diğer taraftan da kontrol ve denetim mekanizmalarıyla bu organları kontrol altında tutmayı amaçlamıştır. Dolayısıyla siyasi düzenin bu sıkı kontrol mekanizmalarından dolayı siyasi yelpaze fazla genişleyip çeşitlenememiş olsa da iki ana eğilimin gelişmesi mümkün olabilmiştir. Bu iki siyasi eğilimden biri Rehber (Dini Lider) liderliğindeki kurulu düzenin desteklediği muhafazar ve statükocu eğilim, diğeri de yenilik ve değişim isteyen halk kesimlerinin desteğini de arkasına alarak daha liberal, dış dünyaya daha açık ve müesses kurallar konusunda daha esnek olmayı amaçlayan reformcu ya da ılımlı eğilimdir. Bu çalışma İran cumhurbaşkanları ve hükümetleri tarafından da temsil edilen bu iki eğilimin bir taraftan temel hususiyetlerini ve aralarındaki pozisyon farklılıklarını, diğer taraftan da İran siyasetindeki gelişim süreçlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Her iki çizgi Şii İslam doktrinine bağlı, temelde muhafazakar yönelimli ve İran milliyetçiliğini merkeze alan siyasi eğilimlerdir. Bu ana çerçeve içerisinde olmak kaydıyla İran’daki muhafazakar cenah dini meseleler konusunda daha tavizsiz, ABD karşıtlığıyla somutlaştırılan anti-emperyalist tavır konusunda daha sert ve toplumsal çoğulculuğa yönelik uygulamalara daha kapalı bir politik çizgiyi benimsemektedir. Bu çizginin esas olarak ideolojik karakterde olduğu söylenebilir. Ilımlı/reformcu cenah ise, uluslararası ilişkilerde karşılıklı çıkarlar temelinde uzlaşma yanlısı bir politikayı, dini kuralların kamusal alanda uygulanması konusunda belli bir ölçüde esnekliği ve toplumsal çoğulculuk konusunda daha kapsayıcı bir siyaseti esas alması yönüyle daha çok pragmatik bir karakterdedir. Bu çerçevede devrimi takip eden geçiş sürecinden sonra hükümeti üstlenen cumhurbaşkanları olarak Ali Hamaney (1981-1989), Mahmud Ahmedinejad (2005-2013), İbrahim Reisi (2021-2024) hükümetlerinin muhafazar eğilimi; Muhammed Hatemi (1997-2005), Hasan Ruhani (2013-2021) ve mevcut Cumhurbaşkanı Mesud Peşeşkiyan (2024- __ ) hükümetlerinin ise reformcu eğilimi temsil ettiği kabul edilmektedir. Haşimi Rafsancani (1989-1997) hükümetinin ise iki eğilimin ortasında bir noktada konumlandığı değerlendirilmektedir. İran İslam Cumhuriyeti rejiminin kurumsallaştığı yarım yüzyıla yaklaşan bu dönemde bu iki siyasi eğilimin iktidara taşınması noktasında genellikle döngüsel bir sarkaç hareketi gözlenmektedir. Geniş seçmen kesimleri değişim beklentisiyle ılımlı cumhurbaşkanı adaylarından birini destekleyip iktidara getirdiği zaman bu cumhurbaşkanı müesses düzenin kısıtlayıcı ve engelleyici gerçekleriyle karşı karşıa gelmekte, seçim vaatlerinin büyük bir kısmını yerine getirememekte ve halkın desteğini önemli ölçüde kaybetmiş olarak iktidardan ayrılmaktadır. Bu şekilde bir sonraki seçimde değişimden umudunu kaybeden bazı seçmen kesimleri sandığa gitmediği zaman, muhafazar bir aday cumhurbaşkanığını kazanmakta ve böylece döngüsel sarkacın gidiş ve dönüş hareketi tamamlanmış olmaktadır.