Akademik Ziraat Dergisi, cilt.14, sa.2, ss.353-363, 2025 (TRDizin)
Amaç: Bu çalışmada, Erzurum ili Horasan ilçesi merkez ve köylerinde sığırcılık faaliyetleri yürüten işletmelerde, yetiştirici ve işletme özelliklerinin tespiti amaçlanmıştır.
Yöntem: Bu amaçla, tabakalı örnekleme yöntemi ile 340 adet sığırcılık işletmesi belirlenmiş, belirlenen işletmelerde işletme sahipleri ile yüz yüze anket çalışması yürütülmüştür.
Bulgular: Anket sonucuna göre, işletme sahiplerinin ortalama yaşı 49.7 yıl olarak belirlenmiştir. Yetiştiricilerin yaşları genelde (%35.0) 51-60 yaş aralığında yoğunlaşmıştır. Genç olarak ifade edilen yaş sınıfı (<30) en düşük orana (%5.3) sahip olmuştur. İşletme sahiplerinin büyük bir kısmının (%50.0), ilkokul mezunu oldukları anlaşılmıştır. Yetiştiricilerin ortalama deneyim süresi 30.7 yıl olup, deneyim süresi ağırlıklı olarak (%32.1) 31-45 yıl aralığında yoğunlaşmıştır. Sığırcılık işletmelerinde aile birey sayısı, 5.8 kişi olup, ağırlıklı olarak 4-6 aralığında yoğunlaşmıştır. Horasan ilçesi merkez ve köylerinde faaliyet gösteren sığırcılık işletmelerinin %90.3’ü hem süt hem de besi faaliyetlerini birlikte yürüttüğü anlaşılmıştır. İşletmelerin ortalama sürü büyüklüğü 29.1 baş olmasına rağmen, ağırlıklı olarak (%41.8) küçük ölçekli olarak ifade edilen 1-20 baş aralığında yoğunlaşmıştır. İşletmelerde mevcut sığırların %92.8’i melez genotiplerden oluşmuştur. Sığır yetiştiriciliğinde en fazla tercih edilen ırk ve genotipler Simental ve melezleri (%72.6) olup, bunu Esmer ve melezleri (%26.9) takip etmiştir. Simental ırkının tercih edilmesinin en önemli nedenini (%45.3) yetiştirme şartlarına uygunluk olarak ifade edimiştir. İşletme sahiplerinin %62.6’sının hayvansal üretimde sadece sığırcılık faaliyeti yürüttüğü tespit edilmiştir. Bu faaliyeti yürütmenin temel nedenini (%57.6) geçim kaynağı olduğu fade edilmiştir. İşletme sahiplerinin %85.9’u sığırcılık faaliyetinden memnun olduğunu, %64.4’ü çocukların bu işe devam etmeleri yönünde görüş bildirmişlerdir. İşletme sahiplerinin önemli bir kısmı (%56.5), sığırcılık faaliyetinden elde edilen gelirin yetmediğini bildirmişlerdir. İşletme sahiplerinin %80.6’sı mevcut kapasiteyi artırmayı düşündüğünü bildirmiştir. İşletmelerin sadece 30 tanesinde (%8.8) işçi çalıştırıldığı, diğer bir ifade ile faaliyetlerin aile bireyleri tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır. İşletme sahiplerinin %70.0’inin bir kooperatif ya da birliğe üye olduğu tespit edilmiştir. Örgütlü yapının en önemli avantajının yem, gübre ve yakıt alımı (%86.7) olduğu bildirilmiştir. İşletmelerin sadece %34.4’ü teknik destek aldığını bildirmiş olup, bu sonuca göre yetiştiricilerin geleneksel yöntemlerle hayvancılık yaptıkları anlaşılmaktadır. İşletmelerde karşılaşılan en önemli sorunun yem fiyatlarının yüksekliği (%65.6) olmuştur.
Sonuç: İnsan beslenmesinde çok kıymetli olan kırmızı et ve sütün üretilmesi ve devamlılığı için sığırcılık işletmeleri çok stratejik öneme sahiptir. Bu sektörün devamlılığı için, bu yetiştiricilik alanı çocuklara özendirilmeli ve gençler için ise daha cazip hale getirilmelidir. İlçede yem üretimi ve kredi temini başta olmak üzere, diğer problemlerin çözülmesi sonucu sığırcılık sektöründe ilerleme ve verim artışı sağlanabilir.