DİRENÇLİ KENT PLANLAMASINDA DOĞATABANLI ÇÖZÜMLER: AÇIK YEŞİL ALAN SİSTEMLERİNİN ROLÜ


KARAHAN A., VURAL H.

2. BİLSEL INTERNATIONAL ERZURUM SCIENTIFIC RESEARCHES CONGRESS, 06-07 DECEMBER, 2025 ERZURUM/TÜRKİYE, Erzurum, Türkiye, 06 Aralık 2025, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Erzurum
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Kentlerin giderek artan iklimsel, çevresel ve sosyo ekonomik baskılar altında kırılganlaşması, dirençli kent planlamasında doğa tabanlı çözümleri temel bir araç hâline getirmektedir. Açık yeşil alan sistemleri; ekolojik bütünlük, geçirgenlik, karbon yutma kapasitesi, yağmur suyu yönetimi, kent ısı adası etkisinin azaltılması ve sosyal kapsayıcılık gibi çok boyutlu işlevleri sayesinde doğa tabanlı çözümlerin en etkili bileşenleri arasında yer almaktadır. Bu çalışma, açık yeşil alan sistemlerinin dirençlilik odaklı planlama süreçlerindeki rolünü kuramsal ve uygulamalı bir çerçevede ele almakta, özellikle çok ölçekli ekolojik ağ yapıları ile kentsel yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi tartışmaktadır. Araştırmanın ilk aşamasında literatürde yer alan yeşil koridor, kentsel park sistemi, su duyarlı peyzaj uygulamaları ve ekolojik bağlantı omurgaları gibi temel bileşenler incelenmiş; bu unsurların iklim uyumu ve afet risk azaltımı bağlamındaki katkıları değerlendirilmiştir. İkinci aşamada, Avrupa Yeşil Mutabakatı, AB Doğa Restorasyon Yasası ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında geliştirilen doğa tabanlı çözüm yaklaşımları ile Türkiye kentleşme dinamikleri karşılaştırılmıştır. Son olarak, Erzurum gibi soğuk kurak iklim kuşağındaki kentlerde açık yeşil alan sistemlerinin dirençlilik performansı tartışılarak bütüncül bir planlama yaklaşımının gerekliliği ortaya konmuştur. Bulgular, açık yeşil alanların yalnızca rekreasyonel kentsel boşluklar değil, aynı zamanda ekosistem hizmetlerinin sürekliliğini sağlayan, afetlere karşı tampon görevi üstlenen ve toplumsal iyilik hâlini destekleyen stratejik kentsel altyapılar olduğunu göstermektedir. Çalışma, dirençli kent planlamasında doğa tabanlı çözümler ekseninde çok işlevli açık yeşil alan sistemlerinin bütünleşik biçimde ele alınmasını önermektedir. 

Increasing climate pressures, environmental risks and socio economic vulnerabilities have made natüre based solutions (NbS) a central component of resilient urban planning. Urban green space systems including ecological corridors, park networks, multifunctional open spaces, and water sensitive landscape interventions constitute the most effective structural elements of NbS due to their multifunctional capacity in enhancing ecological connectivity, regulating microclimates, managing stormwater, and supporting social well being. This study examines the strategic role of green space systems within resilience oriented planning processes and evaluates their contributions through both theoretical and applied perspectives. The first part of the research explores key components such as green corridors, ecological networks, and water sensitive design practices, assessing their relevance for climate adaptation and disaster risk reduction. The second part compares NbS based approaches developed under the European Green Deal, the EU Nature Restoration Law and the United Nations Sustainable Development Goals with the dynamics of urbanization in Türkiye. Finally, the study discusses the resilience performance of green space systems in cold arid climate cities such as Erzurum, emphasizing the need for integrated and multi scalar planning approaches. Findings indicate that urban green spaces should not be viewed merely as recreational environments but as strategic urban infrastructures that ensure ecosystem service continuity, provide buffers against environmental hazards and enhance social resilience. The study highlights the necessity of embedding multifunctional green space systems into resilient urban planning frameworks grounded in natüre based solutions.