Orta Çağ Tiyatrosunda Bir Atmosfer Yaratma Aracı Olarak Işığın Kullanımı


Cinisli S.

Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanatın Ritmi III. Uluslararası Sanat Sempozyumu, Kocaeli, Türkiye, 13 - 17 Mayıs 2024, cilt.1, ss.653-663, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Kocaeli
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.653-663
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Sistemli Tiyatro sanatının ilk örnekleri, yazılı metinlerin ve tiyatro mekanlarının günümüze ulaşan kalıntıları ile Antik Yunan medeniyetine uzanır. Antik Yunan medeniyetinde karşılaşılan sistemli tiyatronun bu ilk kalıntılıları ve Aristoteles’in Poetika adlı eseri, tiyatro gösterilerinin açık havada ve gün ışığı ile oynandığına işaret eder. Orta Çağda bir araç olarak tiyatronun Kilise tarafından kullanılmaya başlaması ile tiyatro sanatı mekan olarak kullandığı açık havadan arındırılarak kapalı mekanlara taşınmıştır. Açık alanlarda halkın yaptığı tiyatronun kilise tarafından din dışı ve yasak olarak ilan edilesiyle birlikte yaşanan süreçteki bu radikal değişimin karşısında akıllara gelen ilk soru, kapalı mekanlarda sahnede gerçekleşen eylemin izleyenlere nasıl daha görünür kılındığıdır. Bugün yapılan araştırmaların derinleştiği noktada bazı kaynaklarda Antik Yunan Tragedyalarının ve Antik Roma İmparatorluğunda sahnelenen aksiyona dayalı oyunların içeriğinde, kısmen meşale ateşi kullanıldığı bilgisi yer almaktadır. Her ne kadar böyle bir bilgiye sahip olunsa da bu uygulamaların izleyenlerde zaman olgusu üretmeye yönelik olduğunun ve kısmen de aydınlatma amaçlı olduğunun ötesinde bir fikri ortaya koymak kolay değildir. Bu çalışma; ilk sistemli tiyatro oyunlarının gün ışığında oynanmasının ardından kapalı alanlara evirildiği Orta Çağ kilise oyunlarında öncelikli olarak aydınlatma amacıyla başlayan tiyatroda suni ışık kullanımının, kısa bir süre içerisinde bir atmosfer yaratma aracına dönüşümünü araştırmaktadır. Bu bildiri; bir yandan kapalı mekanlarda oynanan günümüz tiyatro sanatının vaz geçilmesi imkansız eklemlerinden biri olan ışık tasarımının kökeninin irdelerken öte yandan da kuramcılar tarafından özellikle tiyatro sanatı adına “karanlık çağ” olarak nitelendirilen Orta Çağ tiyatrosunda sahne pratiği adına bir “aydınlığa” işaret eder