Parasosyal Deneyim Ya Da Patolojik Öznelliğin Kuruluşu
Biltek Uluslararası Bilimsel Araştırmalar ve Güncel Gelişmeler Kongresi, Paris, Fransa, 19 - 21 Haziran 2026, ss.203-209, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Paris
- Basıldığı Ülke: Fransa
- Sayfa Sayıları: ss.203-209
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
“Parasosyal Deneyim ya da Patolojik Öznelliğin Kuruluşu” başlıklı çalışma, yeni medya çağındaki egemen ilişki biçimlerinin gidişatıyla parasosyal etkileşim biçimlerinin genel mahiyeti arasında düşündürücü bir analoji kurmaya çalışarak özünde şu soruya yanıt aramaktadır: Parasosyal deneyim sürecinde patolojik öznelliğin oluşumunu farkındalık yetisinden yoksun bilinç yapısında görmek mümkün müdür? Çalışma, bu anlamda parasosyal etkileşim odağında kurulan iletişimsel ilişkilerde şahsilik ilkesini yaderkliğe (özerklik yitimine) kurban eden ruhsal anormaliteyi teşhis etmeyi amaçlamaktadır. Söz konusu anormal yönelişin nedeni olarak ise, bireyin kendilik algısını televizyon ve medya şöhretlerine öykünmeyle zora sokan, akabinde mahsurlu fenomen özdeşlikleri ve vekaleten yaşama arzusuyla iyice sekteye uğratan bir imrenme hiyerarşisi olduğunu iddia etmektedir. Buna göre, parasosyal anormalite sosyalin marazi biçimi ve nesnevari figürler arasındaki bir etkileşim tarzı olarak, aynı zamanda post-geleneksel ilişkinin de kaosunu yapılandırmakta olup, parasosyal duyarlığın sahnesinde somut ve fiili bağların yerini artık gitgide nahif temasların sefaleti almış görünmektedir. Dahası, aynı patolojik temas, muhatapları eşi benzeri görülmemiş bir yabancılaşma döngüsüne de sokmuş bulunmaktadır. Söz konusu yönelim, insani ilişkileri sadece süpermarkette ürün seçiminin kayıtsız keyfiyetine indirgemekle kalmamakta, aynı zamanda onları istikrardan yoksun kılarak, kolayca elde edilip yine kolaylıkla değiştirilebilir veya gözden çıkarılabilir birer boş gösterene dönüştürdüğü içindir ki son derece patolojik bir durumdur. Literatür tarama yönteminin kullanıldığı çalışma kapsamında yapılan tartışmada elde edilen bulgular özneler arası karşılaşmaların zayıflamasına karşılık, emsaller mantığına göre biçimlenmiş neo-kabilesel birlikteliklerin belirdiğine yöneliktir. Çalışmada ayrıca söz konusu birliktelik biçiminde somut karşılaşmaların sahici niteliğinden ziyade, sahteliğin çekiciliğinin daha belirleyici olduğu sonucuna ulaşılmıştır.