Türkiye’de Siyasetin Dinamikleri Sempozyumu, Bolu, Türkiye, 4 - 05 Nisan 2008, ss.1-384, (Tam Metin Bildiri)
Temeli piyasa-dışı, devlet-dışı kamu yararı felsefesine dayanan ve toplumun tüm
kesimlerine hitap etmeyi, toplumdaki etnik duyarlıkların temsiline aracı olmayı öncelikli
görevi sayan ve yayınlarında genel olarak program çeşitliliğini esas alan kamu hizmeti
yayıncılık modelinin toplumun ulus bilinci ve kimliği temelinde örgütlenmesinde üstlendiği
etkin rolün önemi büyüktür. Aynı zamanda bir bütün olarak toplumun kendi gerçeğini
yeniden ürettiği ulusal bir tartışma ve düşünce platformunu simgeleyen kamu hizmeti
yayıncılığının, günümüzde yeni iletişim teknolojilerinin de hızlı gelişimiyle birlikte küresel
medya döneminde edindiği yeni kimlik ise oldukça sorunludur. Söz konusu gelişme, kamu
hizmeti yayıncılığının başlangıçta taşıdığı ulusal kültürel temsil niteliğini büyük ölçüde
aşındırarak yeniden düşünmemizi gerekli kılmaktadır. Aynı şekilde, gerek teknoloji, gerek
mali yapı ve gerekse temsil niteliği artık tartışmalı hale gelmiş bulunan kamu yararı ilkesine
dayalı bir kamu hizmeti yayıncılığı modelinin siyasal sistemle ilişkisinde de bazı sorunlar
göze çarpmaktadır. Özellikle Türkiye’de sadece kamu hizmeti yayıncılığının değil, aynı
zamanda devlet desteğiyle başlatılan ilk radyo-televizyon yayıncılığının da atası sayılan ve bu
konumunu hala etkin biçimde sürdüren Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (TRT)
genel yapısı bu izlenimi doğrular niteliktedir. TRT, siyasal otoritenin niyet ve kararlarından
dolaysız biçimde etkilenen örgütsel işleyiş yapısı, mali gelirine temel oluşturan kamusal
kaynakları, personel istihdam politikası, ağır işleyen bürokratik yapısı ve protokole dayalı
habercilik anlayışıyla, hemen her dönemde değişik çevrelerden gelen eleştirilerin odağında
olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Bu çalışmada, tüm bu eleştirilere ek olarak,
Türkiye’deki kamu hizmeti yayıncılık modelinin siyasal sistemle kurulu bulunan ilişkilerinin,
ya da başka bir açıdan, siyasal otoritenin kamu hizmeti yayın kurumu üzerinde kurmaya
çalıştığı sistematik baskı ve denetim mekanizmasının, zaman zaman yayın içeriklerine de
yansıyan sorunlu görünümlerine ışık tutulmaya çalışılacaktır. Çalışmanın yöntemi, temelde,
konunun medya-siyaset-iktidar ilişkisi perspektifinden yapılacak eleştirel bir analizine
dayanacaktır.
Anahtar Sözcükler: Kamu Hizmeti Yayıncılığı, Kamusal Sorumluluk, Siyasal Sistem,
Kültürel Çoğulculuk, Toplumsal Denetim.