II. Uluslararası Siyaset, Ekonomi ve İşletme Bilimleri Kongresi, Sinop, Türkiye, 2 - 03 Aralık 2025, ss.85-86, (Özet Bildiri)
Özet:
Son zamanlarda doğal dengenin bozulmasına ve
iklim değişikliğine bağlı olarak gelişen doğal felaketler; sel baskınları, kum
fırtınaları, kuraklık, büyük şehirlerde yaşanan hava kirliliği, doğal göllerin
ve akarsuların kuruması dünyanın hangi bölgesinde olursa olsun artık insanlığın
ortak ve temel sorunu haline gelmiş bulunmaktadır. İster sanayi toplumu olsun
isterse gelişmekte olan toplumlar olsun bu sorunlarla yüzleşmektedir.
Bahsedilen çevre sorunlarının bugün ortaya çıkış nedenleri ve bunların
nitelikleri, insan ve doğa arasındaki uyumun bozulması derinlemesine
incelenmesi gereken konuların başında gelmektedir. Tarihsel ve kültürel ortak
bir geçmişimizin olduğu komşumuz İran, son yıllarda büyük ve önemli çevre
sorunları ile yüz yüze kalmaktadır. İran’ın önemli büyük şehirlerinden Tahran,
Tebriz, İsfahan ve Şiraz gibi şehirlerinde hava kirliliği, ülkenin güneyinde
bulunan şehirlerde kuraklık, su kirliği ve kum fırtınaları yaşanmaktadır.
Ülkenin kuzey ve kuzey batı bölgeleri ise su taşkınları ve kuraklıkla yüz yüze
kalmaktadır. İran birçok çevresel sorunla yüzleşmek zorunda kaldığı için yeni
politikalar ve çareler aramaktadır. İran yaşadığı bu çevresel felaketlerin
nedenini kendi ülke içi yanlış çevre politikalarında ararken bir yandan da
komşu ülkelerin özellikle Türkiye’nin hayata geçirmiş olduğu Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) gibi
projelerine bağlamaktadır. Ülkede yaşanan çevresel olumsuzluklara komşu
ülkelerin neden olduğunu söyleyerek kendi toplumunda ve dünya kamuoyunda yeni
bir iddia oluşturmaktadır. Bu iddiaların gerçekliği ilmi alanlarda araştırılıp
tartışılacaktır. Konu, kapsamı bakımından uluslararası ve interdisipliner bir
içeriğe ve yaklaşıma sahiptir. Bu açıdan konunun araştırılması büyük önem arz
etmektedir. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçların bölgesel ilişkilerin
geliştirilmesi ve oluşturulacak politikalar için oldukça faydalı olacağı
beklenmektedir. Bu araştırmada, genel anlamda İran’da yaşanan çevre sorunları
üzerinde durulacak ve kamuoyunda oluşturulan yanlış algının Türkiye-İran sosyal
ve siyasi ilişkilerine yansıması incelenecektir. Çalışma, betimleyici ve
analitik yöntem ve kaynaklara dayalı olarak konuyu açıklamayı hedeflemektedir.
Ayrıca Ulrich Beck’in ‘Risk Toplumu’ adlı çalışma modeliyle de toplumun nasıl
yönlendirildiği ifade edilerek çalışmanın teorik alt yapısı oluşturulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Çevre Sorunları, Ülke politikaları, İran,
Türkiye, Siyasi İlişkiler