A Comparative Evaluation of Negative Narratives Concerning Abū Bakr in al-Ṭabarī’s Tārīkh in Light of Other Historical Sources
Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, no.27, pp.355-376, 2026 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Article
- Volume: Issue: 27
- Publication Date: 2026
- Doi Number: 10.34085/buifd.1866477
- Journal Name: Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.355-376
- Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
- Ataturk University Affiliated: Yes
Abstract
Tabari’s Tārīkh al-Rusul wa’l-Mulūk is regarded as one of the most important and comprehensive sources in Islamic history. However, the diversity of reports contained in the work and the contradictions found among some of them require a critical scholarly examination. In this context, the presence of reports in Tabari’s work that contain critical or negative accounts concerning prominent figures of Islamic history, such as Abu Bakr, represents an important subject of research in terms of source criticism and historical methodology. This study analyzes the reports in Tabari’s Tārīkh that directly or indirectly criticize or negatively portray Abu Bakr. These reports are examined through a comparative analysis based on isnād (chain of transmission) and matn (textual) criticism, with particular focus on the reliability of the isnāds and the historical context of the narratives. In accordance with the principles of critical historiography, the study emphasizes the necessity of approaching weak and contradictory reports with caution and evaluating historical figures within a broader historical framework. The study concludes that the examined reports contain certain problems regarding both transmission chains and textual content, and that their value as evidence for reconstructing the broader framework of Islamic history is limited. Nevertheless, these narratives provide significant insights into the political, military, social, and tribal structures, as well as the intellectual environment of the period in which they emerged. Beyond the case of Abu Bakr, this study proposes a methodological approach for examining controversial narratives found in classical Islamic historical sources and aims to contribute to a more comprehensive and critical reassessment of the early period of Islamic history.
Taberî’nin Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk adlı eseri, İslâm tarihinin en temel ve kapsamlı kaynaklarından biri olarak kabul edilir. Ancak eserde yer alan rivayetlerin çeşitliliği ve zaman zaman içerdiği çelişkiler, eserin ilmî açıdan titiz bir incelemeye tabi tutulmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda, Taberî’nin eserinde Hz. Ebû Bekir gibi İslâm tarihinin önemli şahsiyetleri hakkında eleştirel veya olumsuz içerik taşıyan rivayetlerin bulunması hem bilgi değeri hem de tarih metodolojisi açısından önemli bir araştırma konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Taberî’nin Târîh’inde yer alan ve Hz. Ebû Bekir’i doğrudan ya da dolaylı olarak zemmeden veya tenkit eden rivayetler bilimsel bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Söz konusu rivayetler, isnat ve metin tenkidi esas alınarak mukayeseli olarak tahlil edilmiş, isnatların güvenilirliği ve metinlerin tarihsel bağlamı incelenmiştir. Ayrıca eleştirel tarih yazımı ilkeleri doğrultusunda, zayıf ve çelişkili rivayetlere temkinli yaklaşılması gerektiğine işaret edilmiş ve tarihî şahsiyetlerin kapsamlı bir bakış açısıyla değerlendirilmesinin önemi vurgulanmıştır. Bu çerçevede, söz konusu rivayetlerin senet ve metin açısından çeşitli problemler içerdiği, İslâm tarihini şekillendirecek derecede güvenilir bir kaynak değeri taşımadığı veya en azından tarihî değerinin sınırlı olduğu sonucuna varılmıştır. Buna karşılık, incelenen bu rivayetlerin, o dönemde hâkim olan zihniyeti anlamak için önemli siyasi, askeri, sosyal ve kabile yapısına ilişkin bilgiler içerdiği değerlendirilmiştir. Ayrıca bu çalışma, sadece Hz. Ebû Bekir ile ilgili rivayetlerle sınırlı kalmayıp, klasik İslâm tarihi kaynaklarında yer alan tartışmalı rivayetlerin incelenmesinde kullanılabilecek metodolojik bir çerçeve ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, İslâm tarihinin erken döneminin daha bütüncül, eleştirel ve kapsamlı bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.