İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü Enfeksiyonuna Eşlik Eden Koenfeksiyon, Malignite ve Fırsatçı Enfeksiyonlar


Üzümcüoğlu E. Ç., Demir C., Kesmez Can F., Alay H., Albayrak A., Özden K.

HIV/AIDS 2025 KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 4 - 07 Aralık 2025, ss.235, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.235
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş ve Amaç: Akut viral hepatit tablosu ile prezente olan ve eş zamanlı olarak Sifiliz,Akut Hepatit B virüsü (HBV) koenfeksiyonu saptanan HIV pozitif bir olguda , immün yetmezliğin hızla ilerlemesi ve AIDS tanımlayıcı malignitelerin erken tanı ve yönetim zorluklarına dikkat çekmeyi amaçladık. Olgu: 41 yaşındaki erkek hasta, Aralık 2023’te karın ağrısı, sarılık, bulantı şikayetleriyle acil servise başvurdu. Kliniğimize Akut Hepatit B ön tanısı ile yatırıldı. Kişi 1.5 yıldan beri intravenöz metamfetamin bağımlısı, bilinen kronik bir hastalığı yoktu.Fizik muayenede hepatomegali ve skleralarda ikter saptandı.Başvurudaki laboratuvar incelemelerinde ALT:1855,7 U/L, AST:1059,8 U/, Total Bilirubin:12,05 mg/dL idi. Akut hepatit B ön tanısı ile istenen tetkiklerinde HBsAg ve HBeAg pozitif, Anti Hbc IgM pozitif, HBV DNA 5.017.808 IU/mL olarak saptandı. Treponema pallidum hemaglütinasyon testi pozitifti. İmmün yetmezlik araştırılmasında Anti-HIV pozitif bulundu. HIV RNA 32.900 kopya/mL olarak ölçüldü. CD4 lenfosit sayısı 22 hücre/µL ile ileri evre immün yetmezlik (AIDS) olarak değerlendirildi. Tüberküloz ekarte edildi. Hastaya destek tedavisi, ardından Tenofovir/Emtrisitabin + Dolutegravir içeren antiretroviral tedavi başlandı. Benzatin penisilin g 2.4 milyon ünite yapıldı. Klinik stabilite sağlandıktan sonra taburcu edildi.Takiplerinde Hbs Ag negatifliği sağlandıktan sonra Hepatit B aşılamaları yapıldı.Hasta tedavi başlangıcından16 ay sonra, sol supraklavikular bölgede giderek büyüyen şilik şikayetiyle tekrar başvurdu.CD4 T-lenfosit sayısı 154/mm³olarak saptandı, ancak HIV RNA 1900 kopya/mL olarak ölçüldü. (tedavi uyumsuz hasta) Quantiferon testi negatifti. PCP profilaksisine devam edildi (trimetoprim/sulfametoksazol). Lenfoma şüphesiyle çekilen FDG PET-CT, yaygın lenfoproliferatif bir hastalığı düşündüren bulgular saptandı. Hastaya kesin tanı amacıyla biyopsi planlandı. Ancak hasta biyopsiyi kabul etmediğinden klinik stabilizasyon sağlanınca PCP profilaksisine devam edilerek taburcu edildi.Temmuz 2025’te 15 gün süren ateş şikayetiyle başvurdu. Fizik muayenede servikal ve inguinal bölgelerde lenfadenopatiler saptandı. Laboratuvar incelemelerinde CD4:45 hücre/µL, anemi, trombositopeni, CRP:309,9 mg/L ,GGT:428 U/L, ALP:369 U/L idi. Görüntülemelerde, lenfadenopatilerin morfolojik agresifliğinde artış olduğu görüldü. Ampirik olarak geniş spektrumlu antibiyoterapi başlandı. EBV PCR 198.200 kopya/mL olarak geldi.Asiklovir tedavisi eklendi. Yapılan tüm mikrobiyolojik incelemelerde enfeksiyöz etken gösterilemedi. Sol inguinal bölgeden yapılan eksizyonel biyopsi Hodgkin lenfoma ile uyumlu olarak raporlanınca, hasta hematoloji kliniğine devredildi. Sonuç: Bu olgu, HIV ve HBV koenfeksiyonu olan tedavi uyumsuz bireylerde, antiretroviral tedaviye rağmen hızlıca gelişen derin immünsüpresyonun Hodgkin Lenfoma gibi AIDS tanımlayıcı malignitelere zemin hazırlayabileceğini göstermektedir