“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde Diskalkuli Farkındalığı ve Kapsayıcılığı Geliştirmeye Yönelik Öneriler


Creative Commons License

Çiftci O., Çiftci Z.

III. Matematik Öğrenme Güçlüğü Kongresi, Erzurum, Türkiye, 4 - 06 Eylül 2025, ss.9, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Erzurum
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.9
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM), bireysel farklılıkları gözeten, beceri temelli ve öğrenci merkezli yaklaşımıyla günümüz eğitim sistemine yön vermeyi hedefleyen kapsamlı bir müfredat reformu olarak tasarlanmıştır. Bu kapsamda, diskalkuli gibi özel öğrenme güçlükleri de müfredat tasarımında dikkate alınması gereken önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Diskalkuli, zekâ düzeyi ve eğitim koşulları normal olmasına rağmen bireyin sayı algısı, temel aritmetik işlemler ve matematiksel ilişkilerde kalıcı güçlükler yaşamasıyla ortaya çıkan özel bir öğrenme güçlüğüdür. Diskalkuli, öğrencilerin temel matematiksel kavramları anlamlandırma, işlemleri doğru yapma ve problem çözme becerilerinde belirgin zorluklar yaşamasına yol açar. Özellikle lise düzeyinde, tanı almamış öğrenciler akademik kaygı, düşük öz yeterlik algısı ve sınav başarısında düşüş gibi sorunlarla karşılaşabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin kapsayıcılık hedeflerini diskalkuli bağlamında inceleyerek modelin güçlü ve eksik yönlerini ortaya koymak ve kapsayıcı eğitim anlayışının özel öğrenme güçlüklerini de içerecek şekilde geliştirilmesine yönelik öneriler sunmaktır.

Bu araştırma, nitel bir yaklaşımla yürütülmüş olup literatür taraması ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Öncelikle diskalkuliye ilişkin ulusal ve uluslararası araştırmalar incelenmiş; ardından TYMM’nin müfredat dokümanları, beceri çerçevesi ve öğretmen kılavuzları içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Analiz sürecinde “özel öğrenme güçlüğü”, “kapsayıcı eğitim” ve “farklılaştırılmış öğretim” ana temaları üzerinden kodlama yapılmıştır.

Analiz sonucunda TYMM’nin kapsayıcılık vurgusuna rağmen diskalkuliye yönelik doğrudan bir strateji veya materyal bulunmadığı tespit edilmiştir. Öğretmen eğitim programlarında diskalkuli farkındalığına yönelik içeriklerin sınırlı olduğu, erken tanı araçlarının müfredat entegrasyonunun yapılmadığı ve farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının sistematik bir yapıya kavuşturulmadığı belirlenmiştir. Literatürde ise diskalkulili öğrenciler için oyunlaştırma, somut materyal kullanımı, bireyselleştirilmiş öğrenme planları ve teknoloji destekli ölçme araçlarının başarıyı artırdığı görülmektedir.

Çalışmada ulaşılan sonuçlar, TYMM’nin kapsayıcılık hedeflerinin yalnızca genel bir çerçevede kalmaması, aynı zamanda diskalkuli gibi özel öğrenme güçlüklerini de dikkate alacak şekilde somutlaştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda öğretmenlerin hizmet içi eğitim programlarında diskalkuliye yönelik farkındalık ve öğretim stratejilerinin yer alması, erken tanı süreçlerinde dijital değerlendirme araçlarının müfredata entegre edilmesi, matematik öğretiminde farklılaştırılmış yöntemlerin (somut materyaller, görsel destekler ve oyunlaştırma teknikleri gibi) kullanılması ve diskalkulili öğrenciler için bireyselleştirilmiş çalışma planlarının hazırlanması kapsayıcılığı güçlendirecek adımlar olarak öne çıkmaktadır. Böylelikle TYMM, tüm öğrencilerin eşit öğrenme fırsatlarına erişimini destekleyen daha kapsayıcı bir yapıya kavuşacak, öğrenme süreçlerinde fırsat eşitliğini daha etkin biçimde hayata geçirebilecektir.