ERZURUM İLİNDEKİ TOPLANMA ALANLARININ DEPREM SONRASI KULLANIMINA İLİŞKİN BİR DEĞERLENDİRME


Creative Commons License

Dikmen O., Özer S.

Uluslararası Mekansal Planlama ve Afet Yönetimi, Adana, Türkiye, 2 - 03 Şubat 2026, ss.130-131, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Adana
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.130-131
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye, tektonik oluşumu ve Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerindeki konumu nedeniyle sismik aktivitenin en yoğun yaşandığı ülkelerden biridir. Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ) ve Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun (KAFZ) kesişim noktasına yakınlığıyla kritik bir risk bölgesinde bulunan Erzurum ili, tarihsel süreçte birçok yıkıcı depremle yüzleşmiştir. Olası bir afet durumunda, ilk şokun atlatılması ve tahliye sürecinin sağlıklı yürütülmesi açısından afet ve acil durum toplanma alanlarının etkinliği hayati önem taşımaktadır. Ancak bu alanların sayısal olarak varlığının yanında kapasite yeterliliği, mekânsal dağılımı, erişilebilirliği ve iklim koşullarına uygunluğu da kullanım etkinliğini belirleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır.

Bu çalışma, Erzurum ilindeki mevcut toplanma alanlarının kullanım potansiyeli açısından değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Erzurum merkez ilçelerinde yer alan toplanma alanlarına ait alan büyüklüğü, hizmet edebileceği nüfus kapasitesi ve mekânsal dağılım verileri Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında analiz edilmiştir. Ayrıca Erzurum’un uzun ve sert kış koşulları dikkate alınarak, bu alanların özellikle kış koşullarında geçici barınma alanlarına dönüştürülebilirliği ve mevcut donatı elemanları, kamelya benzeri yarı kapalı yapılar ve alternatif ısınma olanakları çerçevesinde tartışılmıştır. Çalışma sonucunda bazı toplanma alanlarının nüfus yoğunluğu karşısında yetersiz kapasiteye sahip olduğunu ve kış koşullarında önemli eksikliklerinin bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca Erzurum kentinde deprem toplanma alanları yeniden değerlendirilerek kış şartlarına göre dizayn edilmesi gerekli olduğu tespit edilmiştir.

Türkiye is among the countries with the highest seismic activity due to its tectonic formation and its location on the Alpine-Himalayan seismic belt. Situated in a critical risk zone due to its proximity to the intersection of the East Anatolian Fault Zone (EAFZ) and the North Anatolian Fault Zone (NAFZ), Erzurum province has faced numerous destructive earthquakes throughout history. In the event of a potential disaster, the effectiveness of disaster and emergency assembly areas is of vital importance for surviving the initial shock and managing the evacuation process effectively. However, beyond their mere quantitative existence, factors such as capacity adequacy, spatial distribution, accessibility, and suitability for climatic conditions are among the fundamental determinants of their operational effectiveness.

This study* aims to evaluate the existing assembly areas in Erzurum province in terms of their utilization potential. Within the scope of the research, data regarding the area size, service population capacity, and spatial distribution of assembly areas located in the central districts of Erzurum were analyzed using Geographic Information Systems (GIS). Furthermore, considering Erzurum's long and harsh winter conditions, the convertibility of these areas into temporary shelters—specifically under winter conditions—was discussed within the framework of existing urban furniture, semi-enclosed structures (e.g., gazebos), and alternative heating possibilities. The results indicate that certain assembly areas possess insufficient capacity relative to population density and exhibit significant deficiencies regarding winter conditions. Consequently, it was determined that earthquake assembly areas in Erzurum require re-evaluation and need to be redesigned to accommodate winter conditions.