22. Ulusal Psikoloji Kongresi: Değişen Toplum, Dönüşen Birey, Bursa, Türkiye, 3 - 05 Ekim 2025, ss.463-464, (Özet Bildiri)
GiriĢ ve Amaç: Ülkemizde meydana gelen doğa kaynaklı afetlerden olan depremler hem fizikselyapılarda hem de bireylerin psikolojik sağlığında derin etkiler bırakan, geniĢ çaplı yıkımlara yol
açmıĢtır. Deprem sonrasında ortaya çıkan yoğun belirsizlik ortamı, bireylerin yaĢam üzerinde kontrol
duygusunu zayıflatmaktadır. Bu nedenle, deprem gibi öngörülemeyen durumlarda baĢ etmek için
kullanılan mekanizmaların da önemi artmaktadır. Bireyler belirsizlikle baĢa çıkmakta zorlandıklarında
bu durumu daha stresli bir deneyim olarak algılayabilmekte, kaçınma eğilimleri gösterebilmekte veiĢlevselliklerinde bozulmalar yaĢayabilmektedir. Bu tür belirsizlik ve kontrol kaybı durumları,
bireyleri zamanla umutsuzluk, çaresizlik ve çökkünlük duygularına sürükleyerek depresif belirtilerin
ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmektedir. Bu çalıĢma, 6 ġubat 2023 KahramanmaraĢ
depremlerinden etkilenmiĢ yetiĢkin bireylerde, belirsizliğe tahammülsüzlük ile depresyon arasındaki
iliĢkide iĢlevsel olmayan baĢ etme stratejilerinin aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca
yakın kaybı, ekonomik kayıp ve iĢ kaybı gibi deprem kaynaklı yaĢantıların depresyon üzerindeki
etkileri kontrol edilerek psikolojik süreçlerin bağımsız etkisi de değerlendirilmiĢtir.Yöntem: AraĢtırmada, 18 yaĢ ve üzeri, depremden etkilenmiĢ 444 yetiĢkin bireyden toplanan verilerkullanılmıĢtır. Katılımcılara Sosyodemografik Bilgi Formu, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği(DASS-21), Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği (BTÖ-12) ve BaĢa Çıkma Stilleri Ölçeği Kısa Formu
(BÇSÖ-KF) ölçekleri uygulanmıĢtır. Veriler SPSS-27 programında PROCESS v4.2 eklentisi ileModel 4 kullanılarak analiz edilmiĢ; bağımsız değiĢken (belirsizliğe tahammülsüzlük), aracı değiĢken
(iĢlevsel olmayan baĢ etme) ve bağımlı değiĢken (depresyon) arasındaki dolaylı ve doğrudan etkiler
hesaplanmıĢtır. Kontrol değiĢkenleri olarak yakın kaybı, mal kaybı ve iĢ kaybı değiĢkenleri analize
dahil edilmiĢtir.Bulgular: Aracı analiz sonuçlarına göre, belirsizliğe tahammülsüzlüğün depresyon üzerindeki toplam
etkisi anlamlı bulunmuĢtur (β = .17, SH = .02, GA [0.1260, 0.2046], p <.001). ĠĢlevsiz baĢ etme
biçimleri modele eklendiğinde, belirsizliğe tahammülsüzlüğün depresyon üzerindeki doğrudan etkisi
anlamlılığını korumuĢtur (β = .13, SH = .02, GA [0.0877, 0.1713], p <.001). Aynı zamanda, iĢlevsiz
baĢ etme biçimleri üzerinden gerçekleĢen dolaylı etki de anlamlı bulunmuĢtur (β = .04, BootSH = .01,GA [0.0169, 0.0571]). Bu analizlerde, yakın kaybı, ekonomik kayıp ve iĢ kaybı kontrol değiĢkeni
olarak modele dahil edilmiĢ; bu değiĢkenlerin depresyon düzeyi üzerindeki etkileri istatistiksel olarak
anlamlı bulunmuĢtur (p <.05). Model, depresyon varyansının %26‘sını açıklamaktadır (R2= .26, F(5,
438) = 30.83, p <.001). Elde edilen sonuçlar, iĢlevsel olmayan baĢ etme biçimlerinin belirsizliğe
tahammülsüzlük ile depresyon arasındaki iliĢkide anlamlı ve kısmi bir aracılık rolü oynadığını
göstermektedir.TartıĢma ve Sonuç: Bulgular, belirsizliğe tahammülsüzlüğün depresyon üzerinde hem doğrudan hem
de iĢlevsiz baĢ etme stratejileri aracılığıyla dolaylı etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum,
belirsizliğe tahammülü düĢük olan bireylerin iĢlevsiz baĢ etme stratejileri daha fazla kullanma
olasılığını ve depresif belirtilere daha açık hale geldiklerini göstermektedir. Bununla birlikte, depremkaynaklı kayıplar da depresyon riskini artırmaktadır. Yakın birini kaybetmek, mal varlığının zarar
görmesi veya iĢ yaĢamının kesintiye uğraması gibi yaĢantılar, bireylerin yaĢamlarında ani ve kalıcı
değiĢimlere neden olmakta; bu durum da depresif belirtilerin ortaya çıkma olasılığını yükseltmektedir.
Bu çalıĢma, deprem gibi beklenmedik ve yıkıcı olaylar karĢısında bireylerin belirsizlikle nasıl baĢa
çıktığını, hangi baĢ etme biçimlerine yöneldiğini ve bu süreçlerin depresyonla nasıl iliĢkili olduğunu
ortaya koyarak, psikolojik destek hizmetlerinin planlanmasında bu değiĢkenlerin dikkate alınmasına
katkı sağlayacağı düĢünülmektedir.