KENTSEL DÖNÜŞÜM VE AFET DİRENÇLİLİĞİ BAĞLAMINDA EKOLOJİK KORİDORLAR: YEŞİL ALTYAPI TEMELLİ BİR DEĞERLENDİRME


KARAHAN A.

4. INTERNATIONAL PARIS SCIENTIFIC RESEARCHES AND INNOVATION CONGRESS, Paris, Fransa, 13 - 14 Aralık 2025, ss.515-527, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Paris
  • Basıldığı Ülke: Fransa
  • Sayfa Sayıları: ss.515-527
  • Atatürk Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

 

Özet

Kentlerin mekânsal kurgusu, hızlı nüfus artışı, yoğun yapılaşma baskısı ve iklim değişikliğinin belirginleşen etkileri altında dönüşmekte; bu durum ekosistem parçalanması, doğal drenaj hatlarının tahribi ve kentsel ısı adası etkisinin artması gibi sonuçlarla kentsel çevresel bütünlüğü zayıflatmaktadır. Bu bağlamda ekolojik koridorlar, bozulan ekolojik dokuyu yeniden bütünleştiren, yeşil altyapının mekânsal sürekliliğini sağlayan ve kentsel dirençlilik hedeflerine stratejik katkılar sunan temel bir planlama aracıdır. Habitat bağlantısallığı sayesinde tür hareketliliğini destekleyen, mikroiklimi iyileştiren ve taşkın riskini azaltan koridorlar, çağdaş kentsel dönüşüm süreçlerinin ekolojik omurgasını oluşturmaktadır.

Bu çalışma, ekolojik koridor kavramını Türkiye bağlamı ve uluslararası örneklerle tartışan derleme niteliğinde bir değerlendirme sunmaktadır. Seul’de Cheonggyecheon hattı, Berlin’de endüstriyel alanların ekolojik ağlara dönüşümü ve Chicago’daki Bloomingdale Trail gibi uygulamalar; koridorların açık alan sürekliliği sağlamadaki başarısını, afet risk yönetimine katkılarını ve yaşam kalitesini artıran çok işlevli yapısını göstermektedir. Türkiye’de ise İstanbul ve Ankara’daki vadi sistemleri ve dere yatakları, ekolojik bütünlüğü güçlendirmeye yönelik koridor potansiyeli sunmaktadır.

Sonuçlar, ekolojik koridorların yeşil altyapıyla bütünleştirildiğinde kentlerin ısı stresi, taşkın riski ve biyolojik çeşitlilik kaybına karşı daha dirençli hâle geldiğini ortaya koymaktadır. Etkin uygulama için mekânsal veriye dayalı analizlerin, ekolojik eşiklerin ve bütünleşik tasarım ilkelerinin kullanılması; yönetim modellerinin ise çok-aktörlü ve ekosistem temelli bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Böylece ekolojik koridorlar, yalnızca doğal unsurları kent dokusuna taşıyan çizgisel yapılar değil, kentlerin geleceğe dönük çevresel ve sosyal dirençliliğini şekillendiren stratejik planlama bileşenleri olarak değerlendirilmektedir.

Anahtar kelimeler: Ekolojik koridorlar, yeşil altyapı, kentsel dönüşüm, afet dirençliliği, ekosistem hizmetleri, doğa tabanlı çözümler 

Abstract

Rapid urban expansion, combined with increasing environmental pressures and the intensifying impacts of climate change, has led to a pronounced fragmentation of ecological systems within cities. This fragmentation undermines the continuity of natural processes, disrupts habitat connectivity and weakens the ecological resilience required to mitigate the risks associated with urban heat stress, flooding and other climate-related hazards. Within this evolving urban landscape, ecological corridors have emerged as a foundational component of green infrastructure, enabling the restoration of ecological flows, enhancing biodiversity and supporting the long-term adaptive capacity of urban systems. Positioned at the intersection of ecological planning and contemporary urban regeneration strategies, ecological corridors offer a nature-based means of improving spatial connectivity while simultaneously contributing to disaster resilience and the overall liveability of cities.

This paper provides a conceptual and comparative review of ecological corridor applications across different geographical regions. Examples from Seoul, Berlin and Chicago illustrate the diverse ways in which corridor-based interventions have been integrated into urban regeneration processes, contributing to improved microclimate regulation, reduced flood risk, enhanced public accessibility and measurable gains in ecological quality. In the Turkish context, emerging initiatives in metropolitan cities such as İstanbul and Ankara demonstrate the potential for ecological corridors to strengthen the environmental dimension of urban transformation, particularly in areas where natural drainage lines, valley systems or degraded green axes offer opportunities for ecological restoration.

The review underscores that ecological corridors, when planned as integral elements of green infrastructure, constitute an effective and multifunctional strategy for enhancing urban resilience. Their successful implementation, however, requires coherent policy frameworks, cross-sectoral governance, spatially informed decision-making and long-term ecological monitoring. Overall, ecological corridors should be regarded not merely as linear green spaces but as strategic infrastructures that reconnect fragmented urban ecosystems, support climate adaptation and contribute to more sustainable and resilient urban futures.

Keywords: Ecological corridors, green infrastructure, urban regeneration, disaster resilience, ecosystem services, nature-based solutions