Türkiye'de Suriyeli Otizmli Bir Çocuk Olmak: Kapsayıcı Ortamlara Anlamlı Erişimin Önündeki Engeller


Creative Commons License

Karnas M., Karal M. A., Hazır O.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, cilt.1, sa.1, ss.1-33, 2026 (Hakemli Dergi)

Özet

Giriş: Bu çalışmada Türkiye'de otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan Suriyeli bir çocuğun kapsayıcı toplum temelli ortamlara ne ölçüde erişebildiği araştırılmıştır. Çocuğun hem özel gereksinimli hem de mülteci olması nedeniyle eğitim ve sosyal yaşamdan dışlanma potansiyeli üzerinde özellikle durulmuştur.
Yöntem: Bu çalışmada nitel araştırma tasarımlarından biri olan vaka çalışması tasarımı kullanılmıştır. Katılımcılar, çocuğun doğrudan etkileşimde bulunduğu kişiler arasından seçilen 15-55 yaşları arasındaki 11 kişiden (ebeveynler, kardeşler, öğretmenler/idareciler, doktor, market çalışanı) oluşmaktadır. Veriler, yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla Türkçe olarak, Arapça konuşan katılımcılar için ise tercüman aracılığıyla toplanmıştır. Veriler, Ekolojik Sistemler Teorisi çerçevesinde tümevarımsal bir yaklaşımla ele alınarak tematik olarak analiz edilmiştir.
Bulgular: Verilerin analizi sonucunda üç ana tema oluşturulmuştur: eğitime katılım, sosyal kabul ve gelecek planlaması. Genel olarak, eğitime sınırlı erişim, dil engelleri ve yetersiz okul-veli işbirliği gibi çeşitli engeller tespit edilmiştir. Sosyal kabulün şekillenmesinde özel gereksinim, mülteci statüsünden daha etkili olarak ön plana çıkmıştır. Katılımcılar ayrıca, öğretmenlerin sık sık değişmesi ve belirli özel eğitim hizmetlerine erişimde vatandaş olma kriterinin bulunmasına dikkat çekmişlerdir.
Tartışma: Bulgular, çocuğun hem özel gereksinimli hem de mülteci statüsünden kaynaklanan zorluklar yaşadığını ve bu zorlukların OSB kaynaklı zorlukları daha da şiddetlendirdiğini göstemktedir. Özel eğitimde erken müdahale çok önemlidir, ancak bu durumda rehabilitasyona erişim ancak vatandaşlık alındıktan sonra mümkün olmuştur, bu da başka bir gecikme anlamına gelmektedir.
Sonuç: Hem özel gereksinimli hem de mülteci olmak, eğitim ve destek hizmetlerine eşit erişimi sağlamak için erken, tutarlı ve kapsayıcı sistemik yaklaşımların gerekliliğini vurgulamaktadır.

Introduction: This study explored the extent to which a Syrian child with autism spectrum disorder (ASD) in Türkiye could access inclusive, community-based settings. Particular attention was given to the potential for exclusion from education and social life arising from the child’s dual status as both disabled and a refugee.
Method: A qualitative case study design with an interpretive approach was employed. Participants included 11 individuals (e.g. parents, teachers, physician, grocery staff), men and women aged 15-55, from the child’s educational/social/healthcare environments. Data were collected through semi-structured interviews conducted in Turkish and, for Arabic-speaking participants, via an interpreter. The data were analysed thematically using an inductive approach within the framework of Ecological Systems Theory.
Findings: Three key themes emerged: educational engagement, social acceptance, and planning for the future. Overall, several barriers were identified, including limited educational access, language barriers, and insufficient school-parent collaboration. Disability was perceived as more influential than refugee status in shaping social acceptance. Participants also drew attention to frequent teacher turnover and the requirement of citizenship for access to certain special education services.
Discussion: The findings demonstrate that the child experienced unique difficulties arising from the intersection of disability and refugee status. The barriers indicated above exacerbated the challenges associated with ASD. Early intervention in special education is critical, yet in this case, access to rehabilitation was only possible after citizenship was obtained, representing another delay.
Implication: Being both disabled and a refugee underscores the need for early, consistent, and inclusive systemic approaches to ensure equitable access to education and support services.