İletişim Felsefesi Bağlamında Din


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Fatımatüzzehra Yaşar

Danışman: Ruhattin Yazoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada dinî bilginin doğruluk değerinin olup olmadığı özelde iletişim teknolojileri, dil bağlamında değişim ve gelişimler, genelde de bilgi ve doğruluğun neliği, bilginin hiyerarşik gelişimi ile bilgi türleri bağlamında ele alınıp değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bilginin neliği sorunu çok eskilere dayanmaktadır, ayrıca 17. yüzyıl sonrası modernist bilgi anlayışı da bilginin hâkim anlayışlarından olan bilimselciliğin bir sonucu olarak bilimin kriterlerine tabi tutulmuştur. Ayrıca dilsel ifadelerin de nesnesiyle ilişkisinin olup olmadığı ya da ne şekilde olduğu da tam olarak saptanabilmiş değildir. Dahası doğruluk gibi zihinden bağımsız varlığı olmayan kavramların sınırları da gerek dil gerekse de kavramın nesnesinin olmayışından ötürü oldukça zordur. Doğruluğun tanımı bu yüzden nesneyle arasındaki olası ilişki türlerine bağlı olarak kuramsal bir şekilde yapılmıştır. Dinî bilgiye gelindiğinde ise bir bilgi değeri taşıyıp taşımadığı dahi birçok düşünürce tartışılmaktadır. Dine ait bilgilerin, bilginin ama daha çok bilimsel bilginin ölçütlerine göre bilgi sayılıp sayılamayacağı halen daha üzerinde itifakın sağlanamadığı konulardandır. Ancak, bazı düşünürlerce ortaya konan imajist bilgi olarak addedilen ve kavramsal ve empririk bilginin üzerinde yer alan bu bilgi türü bilginin tamamen nesnel bir düzeyde seyretmediğini ortaya koymaktadır. İmajist bilgi esnek ve öznel bir yapıya sahiptir. Ayrıca iletişim teknolojileri sonucu ortaya çıkan unsurlardan hangi şeyin bilgi olduğu ve bilgi özelliği taşıdığı da bir başka sorundur. 21. yüzyılda bilginin artış hızı ve bilginin iletilme şekilleri de bu belirsizliği destekler niteliktedir. Bilgi piramidi ya hiyerarşisi olarak adlandırılan bu yapıda bilimin ele aldığı bilginin ne olduğu ve hangi özellikler taşıması gerektiği yeniden ele alınmaktadır. Hatta son yüzyılda hâkim olan postmodernist anlayışlar nesnel ve mutlak olanın değil öznel olanın önemine vurgu yapmaktadır. Bu da bilginin ve doğruluğun bilimsel bilginin kriterlerine göre dinî bilgiye uygulanması ve buna göre de dinî bilginin doğruluğunun araştırılmasına gerek kalmayacağı çünkü bilgi değeri dahi taşımadığı anlayışının çok da yerinde olmadığını kanıtlar niteliktedir. Son olarak denilebilir ki Heisenberg teorileri gibi belirsizliğin savunulabildiği bir çağda herhangi bir bilginin ya da kavram olarak doğruluğun, tek bir alanın belirlediği ölçütlere hasredilmesi çok da doğru değildir. Anahtar Kelimeler: İletişim, bilgi, din, dinî bilgi, imajist bilgi, doğruluk