Akut hipoksemik solunum yetmezliğinde yüksek akımlı nazal kanül ile oksijen tedavisinin etkinliğinin konvansiyonel oksijen tedavisi ile karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALPEREN AKSAKAL
Danışman: Leyla Sağlam
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Karşılaştırılması Amaç:Pulmoner tromboemboli (PTE)'de en önemli mortalite nedeni hipoksik solunum yetmezliğidir. Çalışmamızda PTE'de gelişen hipoksi tedavisinde yüksek akımlı nazal kanül ve konvansiyonel nazal kanül ile takip edilen hastaların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:Bu çalışma prospektif bir çalışma olup, Mart 2019 - Ekim 2019 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları klinik ve yoğun bakım ünitesinde yatan pulmoner tromboemboli tanısı alan PO2/FiO2 oranı 300'ün altında olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastalar randomize bir şekilde iki gruba ayrıldı. Birinci grup (n:29) yüksek akımlı nazal kanül (YANK)ile, ikinci grup (n:29) konvansiyonel nazal kanül (KNK) ile takip edildi. Hastalar çalışmaya alındığında kalp tepe atımı (KTA), tansiyon arteriyel (TA), parmak ucu O2 saturasyonu (SpO2), solunum sayısı (SS), arter kan gazı (AKG) kaydedildi. Hastalar 24 saat takip edildi. Farklı zaman dilimlerinde (0. dk, 1. saat, 4. saat ve 24. saat) hastalardan alınan arter kan gazı örneklerinde pH, SO2, PaO2, PaCO2, HCO3düzeyleri incelendi ve vital bulgulara tekrar bakıldı. Kategorik değişkenler arasındaki 2x2'lik kıyaslamalarda beklenen değer (>5) ise Pearson Ki-kare testi, beklenen değer (3-5) arasında ise ki-kare yates testi ve beklenen değer (<3) ise Fisher's Exact testi kullanılarak yapıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alındı. Bulgular:Çalışmamızda her iki tedavi şeklinde de hastaların yatış dönemlerindeki parmak ucu saturasyonlarına göre takiplerinde anlamlı düzeyde yükselme sağladığını gözlemledik. Ancak YANK de parmak ucu saturasyonu 15. dakikadaki değeriyle kıyaslandığında yükselmenin diğer zaman dilimlerinde de devam ettiği gözlenmişken KNK de bu farkın 45. dakikadan sonra başladığı tespit edildi. SS'ına bakıldığında ise 15. dakikadan itibaren iki takip yönteminde de anlamlı azalma tespit edilmiştir. Ancak iki takip yöntemi kendi arasında kıyaslandığı zaman aralarında anlamlı bir fark olmadığı ortaya konulmuştur. Hastaların kan gazı parametrelerinin karşılaştırılmasında ise her iki tedavi modalitesinde de başlangıç PaO2 değerinin takiplerde alınan kan gazlarında yükseldiği gözlenmişken, YANK ile yapılan takiplerde PaO2değeri ortalama olarak yirmidört saatte 45'ten 80 e yükselirken, KNK ile yapılan takiplerde aynı süre içerisinde 66'ya yükselmiş. Ayrıca çalışmamızda masif pulmoner emboli ile yatırılıp trombolitik tedavi için kontrendikasyon oluşturan durumlar nedeniyle trombolitik tedavi verilemeyen 14 hastanın takiplerinde YANKile verilen oksijen tedavisinin KNK ile verilen oksijen tedavisiyle yapılan karşılaştırmasında PaO2'deki artışın 1.saat dışındaki bütün zaman dilimlerinde YANK lehine anlamlı olduğu ortaya konuldu. Aynı hasta grubunda SpO2'deki artış ve SS'ındaki azalma da bütün zaman dilmlerinde YANK lehine anlamlı bulunmuştur. Sonuç:Hipoksik solunum yetmezliği ile başvuran hastalarda YANK tedavisi konvansiyonel tedavilere nazaran gerek vital parametrelerde gerekse arter kan gazı parametrelerinde daha etkin özellikte olup başlangıç tedavisinde güvenle tercih edilebilir.