Homogreft prezervasyonunda kriyoprezervasyonun diğer metodlarla karşılaştırılması: Fizyolojik ve immunohistokimyasal değerlendirme (deneysel çalışma)
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2001
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÜNSAL VURAL
Danışman: Münacettin CEVİZ
Özet:60 ÖZET: Kriyoprezerve homogreftlerde dejenerasyonun altında yatan mekanizmaları, dejenerasyonun kaynağını ve oranını belirlemek günümüzde revaskülarizasyon işlemlerinde ilerleme sağlamak için zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışma homogreft koruma tekniklerini karşılaştırmak ve geçmiş dönemde karşılaşılan sorunların kaynağını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Toplam 15 İvesi tipi koyun iki farklı gruba ayrıldı. 1. ve 2. gruptaki koyunların sol common femoral arterlerine, 5 hafta önce -85 °C'de %10 dimetilsulfoksit, cefazolin (1 gr/l), gentamisin (80 mg/l) içeren Hank's dengeli tuz solüsyonu içerisinde kriyoprezerve edilen koyun ekstemal iliak arterleri implante edildi. 1. gruptaki koyunların (n: 8) sağ common femoral arterine ise taze heparinize arteriyel kan içinde muhafaza edilen ve 1.5 saat önce elde edilmiş koyun eksternal iliak arterleri implante edildi. 2. grubun, (n: 7) sağ common femoral arterine, taze olarak elde edilmiş koyun eksternal iliak arteri 15 dakika %0.6'lık gluteraldehid ile muamele edildikten sonra implante edildi. 2. 4. ve 6. aylarda çıkarılan taze, kriyoprezerve ve %0.6'lık gluteraldehid ile muamele edilmiş greftlerin yarısı immunohistopatolojik inceleme için ayrıldı. Diğer yarısı canlı dokuların indüklenebileceği prensibinden hareketle izole organ çalışmasına tabii tutuldu. Greft materyallerinden stripleme yöntemi ile spiral şeklinde kesilerek 2 mm kalınlığında 2 cm uzunluğunda parçalar elde edilerek Grass aletinin elektroduna bağlandılar. Grass aletinin kalibrasyonu yapıldıktan sonra 1 senste 2 gramlık germe uygulandı. 1.5-2 saat; %5 C02 içeren %95 02 verilerek 37 °C'de 50 ml'lik kreps solüsyonu içerisinde dinlenmeye bırakıldı. 2 saat sonra 5 dakika arayla yıkama (Kreps solüsyonu ile) yapılırken 15 dakika arayla da noradrenalinin 10"10,10"9,10"8, 10"7, 10"6, 10"5, 10"4 mol konsantrasyonlarına karşı her greftin verdiği cevaplar yazdırıldı. Oniki adet taze koyun eksternal iliak arteri de izole organ çalışmasına tabi tutularak elde edilen tüm veriler istatistiksel çalışmaya tabii tutuldular. Patolojik inceleme için ayrılan parçalar greftlerin özelliği, orijinal protokol ve çalışma düzeninden habersiz olan bir patolog tarafından +4°C'de 18-24 saat fikse edildi. Dokular %15 sukroz içeren fosfat tamponlu tuzlu solüsyonda yıkandıktan sonra kriyostat kesitler halinde hazırlandı. Düz kasa ve aktine karşı oluşan61 antiseronöronal markırlar, endotelyal markırlar ve Schwann hücre markırları immunohistokimyasal boyamaya tabi tutuldular. Çıkarılan kriyoprezerve ve taze homogreftler hücre canlılığında azalma gösterdiği gibi tüm katmanları etkileyen derin değişikliklerde göstermekteydi. Gluteraldehid ile muamele edilen greftlerde ise endotel kaybı hariç tutulursa diğer tabakalarda herhangi bir histolojik değişiklik oluşmadı. Taze ve kriyoprezerve homogreftlerin media tabakasında bir kısım düz kas hücrelerinin yerini fibröz dokuya bıraktığı görüldü. Ancak bu media tabakasındaki düz kas hücrelerinin indüklenebilme yeteneğinin tamamen kaybolmasına sebep olmadı. Gluteraldehid ile muamele edilen greftlerde indüklenebilme yeteneği tamamen kayboldu. 6. ayda çıkarılan taze ve kriyoprezerve greftlerde anastomoz hatlarında daha belirgin olmak üzere reendotelizasyon tespit edildi. Nöron gelişimi 6. ayda 2 taze ve 1 kriyoprezerve homogreftte tespit edildi, %0.6'lık gluteraldehid ile muamele edilen bir greftte tromboz ve rekanalizasyon, bir taze greftte intimal diseksiyon saptanırken rüptür ve anevrizmal genişleme hiçbir greftte olmadı. Çalışmamızda 6 ay boyunca taze ve kriyoprezerve greftlerin canlılığını koruduğu ve kriyoprezervasyon prosesinin buna engel olmadığını tespit ettik. Tespit ettiğimiz endotel kaybının, sadece kriyoprezervasyon protokolünün bir sonucu olmadığını gördük. Çünkü sadece kriyoprezerve edilen homogreftlerin endoteli değil, taze homogreftler ve gluteraldehidle muamele edilen greftler de aynı akıbete uğramıştı. Bu veriler ışığında, endotel harabiyeti ve medial dejenerasyonun grefte konakçı hücrelerin gösterdiği bir reaksiyonun sonucu olduğunu düşündük.