Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Kliniği'ne karbonmonoksit zehirlenmesiyle başvuran hastaların kardiyak etkilenim yönünden retrospektif olarak analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Ahmet TOKSOY
Danışman: Zeynep Çakır
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Karbonmonoksit (CO) zehirlenmesi zehirlenmelere bağlı ölümlerin başında yer almaktadır. CO renksiz, kokusuz, tatsız ve irritan olmayan bir gazdır. CO zehirlenmesi hipoksiye bağlı olarak insan vucudunda birçok organı etkileyerek çeşitli semptomlara neden olabilir. CO zehirlenmesinde görülen semptom ve bulgular erken dönemde ortaya çıkabileceği gibi haftalar sonra da görülebilir. Başlıca semptomlar nöröpsikiyatrik ve kardiyovasküler semptomlardır. Kardiyovasküler sistemde kalpte iskemi, miyokart enfarktüsü, aritmiler, kardiyak arrest görülebilir. Ülkemizde, havalandırması yetersiz olan küçük alanlarda bacasız soba, mangal ve şofben kullanımı CO zehirlenmesine yol açmakta ve acil servis başvurularındaki sıklığı oluşturmaktadır. Amaç: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Kliniği'ne CO zehirlenmesiyle başvuran hastaların demografik, klinik, laboratuvar özelliklerini ve kardiyak etkilenimini ortaya koymak ve zehirlenmenin ağır seyretmesine işaret edecek bulguları belirlemektir. Bulgular ve Sonuç: Atatürk Üniversitesi Acil Tıp Kliniğ'inde 01.01.2013-31.12.2016 tarihleri arasında CO zehirlenmesi tanısı alan 1093 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastaların başvuru anında ortalama yaşı 36,8 ± 17,2 yıldır. Hastaların %57,4'ü kadın, %42,6 erkektir. Hastalar en fazla (%67.9) sobadan sızan CO gazına maruziyeti nedeniyle acil servise başvurmuştur. Hastaların en fazla baş ağrısı (%64,1), mide bulantısı (%41,2) şikayeti ile başvurduğu görülmüştür. Hastaların ortalama COHb değerinin (%)12.2 ± 10.6'dır. EKG çekilen hastaların %97,8'inde normal sinüs ritmi, %23,2'sinde ise t negatifliği tespit edilmiştir. Troponin-I düzeyi yüksekliği (>0.04 ng/ml) %13,3 hastada tespit edilmiştir. Troponin-I yüksekliği ile yaş, WBC, laktat dağılımı açısından istatistiksel anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Hastaların %46,7'sine HBOT verilmiştir. Hastaneye yatırılan hastaların ise %59,7'sine HBOT verilmiştir. HBOT verilme durumuna göre troponin dağılımı açısından istatistiksel anlamlı farklılık vardı ( p<0.05).