Adölesan gebeliklerin perinatal sonuçları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Emine Yasemin İnalöz
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Metin İNGEÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Adölesan Gebeliklerin Perinatal Sonuçları Amaç: Adölesan terimi ile çocukluktan erişkinliğe geçişi tanımlanmakta ve Dünya Sağlık Örgütüne göre adölesanlığın 10-19 yaşlar arasında olduğu bildirilmektedir. Tüm dünya ülkelerinde adölesan gebelikler çok önemli bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Adölesan gebeler hem maternal hem de fetal açıdan yüksek riskli gebeliklerdir. Bu çalışmada hastanemizde adölesan ve adölesan olmayan gebelerin obstetrik ve neonatal sonuçlarını karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hastanemize 01.01.2008-31.12.2012 tarihleri arasında başvuran ve 20 hafta üzerindeki doğum yapan 19 yaş ve altı gebelerin ve aynı dönemde doğum yapmış 20-29 yaş arası gebelerin gebelik ve doğum kayıtları retrospektif olarak inceledik. Grupların demografik özellikleri (yaş, gravida, parite), obstetrik sonuçları (doğumda gestasyonel yaş, doğum şekli, doğum kilosu, 5. dakika Apgar skorları. anemi varlığı) ve obstetrik komplikasyonlar (preterm doğum, intaruterin gelişme geriliği, oligohidramnios, gestasyonel diyabet, makrozomi, fetal distres) açısından karşılaştırıldı. Sonuçlar arasında istatistiksel önem düzeyi için p değeri <0,05 olarak alındı. Bulgular: Adölesan grupta 256, adölesan olmayan grupta 772 kişi yer almaktaydı. Adölesan gruptakilerin yaş ortalaması 17.93±1.31 olup adölesan olmayanların yaş ortalaması 24.98±2.89 dur (p<0.05). Bu gebelerin 78'i 17 yaş ve altında, 64'ü 18 yaşında ve 114'ü 19 yaşında idi. Adölesan yaş grubundaki hastaların gebelik sayılarının ortalaması 1.31± 0.66 iken, adölesan olmayan hastaların gebelik sayılarının ortalaması 2.49±1.53 dur (p<0.05). Adölesan yaş grubundaki kadınların doğum sayılarınışn ortalaması 0.21±0.51 iken, adölesan olmayan kadınların doğum sayılarının ortalaması 1.19±1.26'dır (p<0.05). Araştırmadaki adölesan kadınlar ortalama olarak 34.92±4.59 gebelik haftasında, adölesan olmayanlar ise 35.71±4.25 gebelik haftasında doğum yapmıştır (p<0.05). Bu gebelerin gebelik sayısı ve doğum sayısı ortalamaları 20-29 yaş grubundaki gebelere göre daha azdı (p<0.01). Bununla bağlantılı olarak nullipar oranları değerlendirildiğinde , adölesan gebelerin %83'ünün ilk doğumu iken, kontrol grubuna ilk doğum için başvuran kadınlar hastaların yaklaşık üçte birini oluşturmaktaydı (p<0.01). Gebelik haftası ortalaması ≤17 yaş grubunda en düşük olup, yaşın büyümesiyle gebelik haftası ortalaması da paralel bir artış gösterdi (p<0.05). Gebelik haftası V 37'den büyük olan gebelerin kontrol grubundaki yüzdesi %61.0 ile; 32 hafta ve altı gebelerin yüzdesi ise %30.8 ile 17 yaş ve altı grupta diğer gruplara kıyasla yüksek oranda idi. Adölesanların tamamı değerlendirildiğinde erken doğum oranı %44 ile kontrol grubundan (%38.8) fazlaydı (p<0.05). Hastalarda gelişen anemi, erken membran rüptürü, intrauterin gelişme geriliği (iUGG) ve preeklampsi, HELLP sendromu, İUÖF veya fetusta konjenital anomali saptanması, kan tranfüzyonu alma, GDM komplikasyonları ve 5. Dakika apgar skoru açısından gruplar arasında fark tespit edilmedi. Fakat, eklampsi gelişimi açısından değerlendirme yapıldığında gruplar arasında fark olduğu görüldü (p<0.05) ve farklılğı oluşturanın ≤17 yaş grubu olduğu gözlendi. Bu yaş grubunda eklampsi gelişimi 19 yaş grubu (p<0.01) ve kontrol grubuna (p<0.001) göre daha fazla iken, 18 yaş grubunda eklampsi hiç görülmedi. ≤17 yaş grubunda doğumun daha yüksek oranda vajinal yoldan gerçekleştiği görülürken, sezaryen oranının kontrol grubunda en yüksek seviyeye ulaştığı (%65.6) tespit edildi ve istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p<0.001). (18 ve 19 yaş gruplarında en sık sezaryen endikasyonu makat geliş (sırasıyla %32.1 ve %19.6), 17 yaş grubunda gebeliğe bağlı hipertansiyon (%36.0), kontrol grubunda ise tekrar sezaryendi (%42.1). Doğum indüksiyonu kullanımı açısından değerlendirildiğinde yaş grupları arasında anlamlı fark olduğu gözlendi, en yüksek oranın 17 yaş ve altı grupta olduğu yaşla birlikte bu oranın azaldığı ve en düşük oranın ise 20-29 yaş grubunda olduğu gözlendi (p<0.001). Bebek ağırlığı anne yaşındaki küçülmeyle birlikte azalmaktaydı. Kontrol grubuyla çalışma grubunun alt grupları arasında istatistiksel fark görülürken (p<0.001), adölesan alt gruplarının kendi aralarında karşılaştırılmasında fark izlenmedi. 1500 gr altı ve 1501-2500 gr arasında doğan düşük doğum ağırlıklı fetusler adölesan gebeliklerde daha fazlaydı (p<0.05). Makrozomik bebek doğurma oranı 20-29 yaş arası grupta daha fazla görüldü fakat istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç: Adölesan gebelerde daha düşük doğum ağırlığı ortalaması, eklampsi, çoğul gebelik anlamlı derecede yüksek çıkması bu gebelerde maternal ve perinatal morbidite ve mortalite riskinin arttığını göstermektedir. Anne ve çocuk sağlığı ile ilgilenen sağlık çalışanlarının adölesan gebeliklerin önlenmesi ve karşılaşılması durumunda ise bu gebelerin sıkı antenatal takibi ve riskleri konusunda uyanık olması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Adölesan gebelik, fetal sonuçlar, maternal sonuçlar