Dispepsiyle başvuran hastalarda metabolik disfonksiyon ilişkili yağlı karaciğer hastalığı (MaFLD) sıklığının araştırılması


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEDİHA NUR KARAKÖSE

Danışman: Hakan Dursun

Özet:

Amaç: Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), önemli alkol tüketimi olmayan bireylerde sekonder sebeplere bağlı gelişen hepatik steatoz varlığı ile karakterize bir grup klinik durumdur. NAFLD yaygın olarak obezite, diabetes mellitus, dislipidemi ve kardiyovasküler hastalık gibi metabolik komorbiditelerle ilişkilidir (1). Genetik yatkınlık, batı tarzı diyet, sedanter yaşam, obezitenin giderek pandemik bir hal alması ve buna eşlik eden metabolik hastalıkların artışıyla NAFLD prevalansı da artmaktadır. Son zamanlarda, bazı çalışmalarda NAFLD ile metabolik risk faktörleri arasındaki ilişkide netlik olmadığını belirtilmiştir ve isimlendirme olarak "Metabolizma ile ilişkili yağlı karaciğer hastalığı (MAFLD)" terminolojisi önerilmiştir (2-4). Dispepsi, gastrointestinal bozuklukların en yaygın semptomlarından biridir; genel nüfusun neredeyse yarısını etkiler. Epigastrik ağrı, yanma veya karın rahatsızlığı ile karakterizedir (5). Bu çalışmanın amacı, rutin klinik uygulamada Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları polikliniğine başvuran dispepsili hastalarda MAFLD sıklığını belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Prospektif kohort çalışmamızda Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Genel Dahiliye ve Gastroenteroloji polikliniklerine Ocak 2022-Ocak 2023 tarihleri arasında dispepsi şikayetiyle başvuran 18 yaş üstü hastalar ele alındı. Hastaların tamamına klinik, laboratuvar ve radyolojik incelemeler yapıldı. Çalışma verileri Genel Dahiliye ve Gastroenteroloji polikliniklerine başvuran hastaların ziyaret çizelgelerinden toplandı. Çalışmaya katılan hastaların cinsiyeti, yaşı, boyu, kilosu, başvuru esnasındaki tansiyon ölçümleri, ek hastalık varlığı, sigara alkol kullanımı, laboratuvar inceleme sonuçları, görüntüleme bulguları kaydedildi. Dışlama kriterleri viral hepatit, ilaca bağlı karaciğer hastalığı, önemli alkol tüketimi (erkeklerde >30 g/gün ve kadınlarda >20 g/gün alkol), otoimmün hepatit, genetik karaciğer hastalığı veya Wilson hastalığı varlığı olarak belirlendi. MAFLD dışındaki karaciğer patolojileri ile açıklanabilecek anlamlı transaminaz düzeyleri olan hastalar analiz dışı bırakıldı. Karaciğer transaminazları ve lipit profili için eksik verisi olan hastalar da dışlandı. Serum alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), gama glutamil transaminaz (GGT), alkalin fosfataz (ALP), bilirubin, açlık kan şekeri, kolesterol, trigliseritler, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) seviyeleri ve tam kan sayımı ölçüldü. Metabolik disfonksisyon kriterlerinin tespiti için HbA1c, insülin ve sensitif CRP düzeyleri de ölçüldü. Tüm hastalara abdominal patolojiyi ekarte etmek için abdominal ultrasonografi (USG) yapıldı. Abdominal USG hastanın klinik öyküsünü bilmeyen deneyimli bir radyolog tarafından yapıldı. Bulgular: Çalışmamızda toplam 146 hasta analiz edildi. Toplam hastaların %70,6' sı kadın; %29,4' ü erkekti. Yaş aralığı 18-72 olan hastalarımızın yaş ortalaması 43 olarak tespit edildi. 68 hastada (%46,6) MAFLD tespit edildi. MAFLD tespit edilen hastaların 43' ü (%63,2) kadın 25' i (%36,8) erkekti. Hastaların genel yaş ortalaması 50 hesaplandı. MAFLD' nin %81,3 ile en sık 50-59 yaş aralığında görüldüğü tespit edildi. MAFLD' li hastaların VKİ ortalaması, MAFLD olmayan gruba göre daha yüksekti. MAFLD tespit edilen hastalarda diyabetes mellitus (p=0,0007), hipertansiyon (p=0,01), dislipidemi (p=0,0001) ve metabolik sendrom (p=0,0009) görülme oranı olmayan gruba göre anlamlı olarak yüksekti. Hepatosteatozu olan hastaların ortalama FIB-4 skoru 0,82 (0,28–2,52) idi. Hastaların %89' unda düşük fibrozis skoru (<1,3) tespit edildi. Belirsiz risk grubunda (1,3-2,67) olan hasta sayısı 8 (%11) olmakla birlikte yüksek riskli hasta olmadığı tespit edildi. MAFLD olan hastalarda düşük riskli 60 hasta (%88,2), belirsiz riskli 9 hasta (%11,8) olduğu tespit edildi. Son olarak, çalışmamızdaki hepatosteatoz saptanan hastalardan 6' sı (%8,2) MAFLD kriterlerini karşılamadı. Sonuç: MAFLD prevalansı giderek artan bir halk sağlığı problemidir. Bu artış ailelere ve sağlık sistemlerine büyük bir yük haline gelmektedir. Bunun önüne geçmek için toplum, yaşam tarzı değişikliği konusunda bilgilendirilmeli, birlikte seyreden komorbit hastalıklar iyi yönetilmelidir. Çalışmamız tek merkezli bir çalışma olduğundan buna bağlı bazı kısıtlılıklar nedeniyle çok merkezli yapılacak çalışmaların daha belirleyici olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Hepatosteatozis, metabolik disfonksiyon, dispepsi
Aim: Non-alcoholic fatty liver disease (NAFLD) is a group of clinical conditions characterized by the presence of hepatic steatosis due to secondary causes in individuals without significant alcohol consumption. NAFLD is commonly associated with metabolic comorbidities such as obesity, diabetes mellitus, dyslipidemia, and cardiovascular disease (1). The prevalence of NAFLD is also increasing with genetic predisposition, western style diet, sedentary life, obesity becoming a pandemic and comorbiditis metabolic diseases. Recently, some studies have stated that there is less of clarity in the relationship between NAFLD and metabolic risk factors, and terminology of "Metabolic associated fatty liver disease (MAFLD)" has been suggested as a nomenclature (2-4). Dyspepsia is one of the most common symptoms of gastrointestinal disorders; It affects almost half of the general population. It is characterized by epigastric pain, burning or abdominal discomfort (5). The aim of this study is to determine the frequency of MAFLD in patients with dyspepsia who applied to the Internal Medicine polyclinic of Atatürk University Medical Faculty Research Hospital in routine clinical practice. Materials and Methods: In our prospective cohort study, patients over the age of 18 who applied to Atatürk University Faculty of Medicine Research Hospital Internal Diseases, General Internal Medicine and Gastroenterology polyclinics between January 2022 and January 2023 with the complaint of dyspepsia were included. All patients underwent clinical, laboratory and radiological examinations. Study data were collected from the visit schedules of patients admitted to the General Internal Medicine and Gastroenterology polyclinics. The sex, age, height, weight, blood pressure measurements at the time of application, presence of additional disease, smoking and alcohol use, laboratory examination results, and imaging findings of the patients participating in the study were recorded. Exclusion criteria were viral hepatitis, drug-induced liver disease, significant alcohol consumption (>30 g/day of alcohol in males and >20 g/day of alcohol in females), autoimmune hepatitis, genetic liver disease, or presence of Wilson's disease. Patients with significant transaminase levels that could be explained by liver pathologies other than MAFLD were excluded from the analysis. Patients with missing data for liver transaminases and lipid profile were also excluded. Serum alanine aminotransferase (ALT), aspartate aminotransferase (AST), gamma glutamyl transaminase (GGT), alkaline phosphatase (ALP), bilirubin, fasting blood glucose, cholesterol, triglycerides, low-density lipoprotein (LDL), high-density lipoprotein (HDL) levels and complete blood count was measured. HbA1c, insulin and sensitive CRP levels were also measured to determine metabolic dysfunction criteria. Abdominal ultrasonography (USG) was performed in all patients to rule out abdominal pathology. Abdominal USG was performed by an experienced radiologist who did not know the clinical history of the patient. Results: In our study, 146 patients were analyzed. 70,6% of total patients were female; 29,4% were male. The mean age of our patients with an age range of 18-72 years was determined as 43. MAFLD was detected in 68 patients (46,6%). Of the patients with MAFLD, 43 (63,2%) were female and 25 (36,8%) were male. The mean age of the patients was calculated as 50. MAFLD was found to be most common in the 50-59 age range with 81.3%. The mean BMI of patients with MAFLD was higher than the non-MAFLD patients. The frequency of diabetes mellitus (p=0.0007), hypertension (p=0.01), dyslipidemia (p=0.0001) and metabolic syndrome (p=0.0009) was significantly higher in patients with MAFLD than in the group without it. The mean FIB-4 score of patients with hepatosteatosis was 0.82 (0.28–2.52). Low fibrosis score (1.3<) was detected in 89% of the patients. Although the number of patients in the uncertain risk group (1.3-2.67) was 8 (11%), it was determined that there were no high-risk patients. Patients with MAFLD had 60 patients (88.2%) at low risk and 9 patients (11.8%) at uncertain risk. Finally, 6 of the patients with hepatosteatosis in our study (8.2%) did not meet the criteria for MAFLD. Conclusion: The prevalence of MAFLD is an increasing public health problem. This increase is becoming a major burden on families and health systems. In order to prevent this, the society should be informed about lifestyle changes and co-existing comorbid diseases should be well managed. Since our study is a single-center study, it is thought that multicenter studies will be more decisive due to some limitations related to this. Keywords: Hepatosteatosis, metabolic dysfunction, dyspepsia