Bir bilgi kaynağı olarak sezgi ve sezgi türlerinin eğitimde değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GANİME AKGÜN
Danışman: Zübeyir Saltuklu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada eğitim ve öğretim ortamlarında bilgi kaynağı olarak sezgi ve sezgi türlerinin; öğrenci, öğretmen ve ders müfredat ve kazanımlar açısından kullanılıp kullanılmadığını görebilmek amacıyla değerlendirilmesi yapılmıştır. Yöntem: Araştırmada nitel bir araştırma modeli olan durum çalışması kullanılmıştır. Sezgi ve sezgi türlerinin eğitim de değerlendirmesini yapabilmek için katılımcılara; resim yorumlatma, film izletme, matematiksel problem çözme, edebiyat ve tarih üzerine kitap okuma ile ilgili problem çözmeye dayalı sorulardan oluşan örnek etkinlikler uygun örneklem ile seçilen katılımcılara uygulanmıştır. Sezgiyle ilgili öğretmen görüşlerini alabilmek için öğretmenlere soru formu oluşturularak görüşleri alınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığının yayınlamış olduğu ortaöğretim dersi müfredat ve kazanımlarında sezgi kavramı doküman incelemesi yoluyla yapılmıştır. Uygulamalar esnasında yapılan gözlemler, görüşmeler ile toplanan veriler ve dokümanlar derinlemesine analiz edilmiştir. Bulgular: Uygulanan etkinliklerin değerlendirmeleri sonucunda öğrencilerin bilgi birikimlerine bağlı olarak var olan sezgilerini, sezgi türleri açısından ortaya koymuş oldukları görülmüştür. Öğrenciler aklî muhakeme yapmışlar ve zihinlerinde bulunan kurucu bilgi öğelerini sezgi yolu ile açığa çıkarmışlardır. Öğrencilerin matematiksel sezgilerini kullandıkları görülmektedir. Hızlı tahminler yapmışlar sezgisel düşünmüşlerdir. Sezginin akıl yürütmelere hareket noktası verdiği, düşünceye temel teşkil ettiği söylenebilir. Bazı öğrencilerin sezgilerinin geliştiğini ve bu doğrultuda sayısal problemleri başarı ile çözdüğü de görülmektedir. Okutulan "yorgun savaşçı" kitabı sayesinde zihinlerinde sezginin ihtiyaç duyduğu kuluçka döneminin oluştuğu görülmüştür. Öğretmenlerin görüşlerinin değerlendirilmesiyle; eğitim sürecinde sezginin bir bilgi kaynağı konusunda bilgilerinin olmadığı ve böyle bir konunun kendilerine verilmediğini ve genelde sezgi çeşitleri hakkında bir bilgi sahibi olmadıklarını söyleyebiliriz. Milli Eğitim Bakanlığının 2009-2020 yılları arası yayınlamış olduğu ortaöğretim dersi müfredat ve kazanımlarında sezgi kavramının çok az derslerde kullanılmış olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Sonuç: Eğitim ve öğretim ortamlarında bilgi kaynağı olarak sezgi ve sezgi türlerinin; öğrenci, öğretmen ve ders müfredat ve kazanımlar açısından kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilmesinin sonucunda öğrencilerin sezgilerini kullandığı görülmüştür. MEB müfredat ve kazanımlarında sezgi kavramının çok az yer aldığı görülmüştür. Öğretmenlerin, okulların ve müfredat geliştiricilerin, öğrencilerin sezgisel yetenekleriyle daha iyi bağlantı kurabilecek öğretim uygulamalarını geliştirmeleri gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: sezgi, sezgi türleri, sezgisel öğrenme, sezgi-beyin ilişkisi