Çocuklarda serebral sinovenöz trombozun etiyolojisi, klinik bulguları, görüntüleme bulguları, risk faktörleri, tedavi ve prognozunun araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET ALACA

Danışman: Hüseyin TAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Serebral sinovenöz tromboz (SSVT) ciddi bir hastalıktır, önlenmesi ve tedavisi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. SSVT insidansının çalışmalarda hesaplanan oranlardan daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Epidemiyolojik çalışmalara göre SSVT yılda 100.000 de 1 çocuğu etkilemektedir ve buda çocukluk çağı iskemik inmelerinin dörtte birine denk gelmektedir. Biz bu çalışmada SSVT tanısı alan çocuklarda demografik özellikler, klinik özellikler, laboratuar bulguları, görüntüleme bulguları, tedavi ve prognozu araştırmayı hedefledik. Materyal ve Metod: Çalışmaya Ocak 2002- Temmuz 2017 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Nöroloji Kliniğinde 0-18 yaş aralığında olup, SSVT tanısı ile takip edilen 12'si kız 13'ü erkek toplam 25 hasta dahil edildi. Tüm hastaların tanıları magnetik rezonans görüntüleme (MRG) ve MR venografi (MRV) ile doğrulandı. Etiyolojik faktörler; kronik hastalıklar, akut hastalıklar ve ilişkili durumlar, protrombotik risk faktörleri olmak üzere üç ana başlık altında incelendi. Tüm hastalarımızdan protrombotik tetkikler çalışıldı. Veriler Microsoft Excel 2013 ve SPSS for Windows 21 ile analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 25 hastanın ikisi yenidoğan dönemindeydi. Erkek hastaların kızlara oranı 1.08:1 idi. En sık başvuru yakınması (% 60) baş ağrısıydı. Kusma (% 40), nörolojik defisit (% 36), bilinç değişikliği (% 20) ve nöbet (% 12) diğer sık görülen klinik yakınmalardı. Çalışmamızda baş boyun bölgesi enfeksiyonlarının SSVT'ye neden olan önemli predispozan faktörler olduğunu gördük. İlk başvuruda 9 hastamızda (% 36) mastoidit mevcuttu. Tüm hastalarımız protrombotik risk faktörleri açısından analiz edildi. MTHFR gen mutasyonu (3'ü homozigot olmak üzere toplam 10 hastada % 40), antikardiyolipin antikorları (4 hastada % 16), protein C eksikliği (2 hastada %8) ve faktör 8 yüksekliği(3 hastada % 12) en sık saptanan protrombotik bozukluklardı. 24 hastada yüzeyel serebral venöz sistem etkilenmişken, derin serebral venöz sistem 3 hastada tutulmuştu. Sağ ve sol transverse sinüsler (toplam 22 hastada % 88) en sık etkilenen sinüslerdi. Çalışmamızda morbiditenin % 24, mortalitenin % 8 olduğu görüldü. Sonuç: SSVT tüm yaş gruplarında görülebilen nadir ama ciddi seyreden bir klinik tablodur. Baş ağrısı, kusma, nörolojik defisit, bilinç değişikliği ve konvülzüyon durumlarında akla gelmelidir. Titizlikle altta yatan nedenler araştırılmalıdır. Çoklu sinüs ve transverse sinüs tutulumu prognozu kötüleştirmektedir.