İmmünglobulin A nefropati tanılı hastaların demografik özellikleri, tedavisi, klinik seyrini etkileyen faktörlerin retrospektif olarak incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YASİN BAKİ BAYDAŞ

Danışman: Abdullah UYANIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İmmünglobulin A Nefropati Tanılı Hastaların Demografik Özellikleri, Tedavisi, Klinik Seyrini Etkileyen Faktörlerin Retrospektif Olarak İncelenmesi Amaç: IgA nefropatisi, dünyada ki primer glomerülonefritlerin en yaygın nedeni olarak bilinmektedir. IgA nefropatisinde önemli oranda ESRD gelişmektedir. Teşhis sadece böbrek biyopsisinin histopatolojik incelemesi ile konulmaktadır. IgA nefropatisinin hastalığa spesifik bir tedavisi bulunmamaktadır. IgA nefropatisinde yüksek oranlarda böbrek yetmezliği gelişmesine rağmen geniş çapta kabul görmüş klinik sınıflandırma ve tedavi protokolü yoktur. Kliniğimizdeki IgA nefropati tanısı olan hastalar araştırıldı. Bölgemizde bulunan IgA nefropatili hastaların klinik seyirlerini, demografik özelliklerini bölgesel olarak değerlendirilmesi ve karşılaştırılması amaçlandı. Çalışmamız bundan sonraki hastaların tanı ve tedavi seçimlerinde önemli olacaktır. Yöntem: Çalışma Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Kliniğinde takip edilen, tanısı biyopsi ile kesinleşmiş ve olası ikincil nedenler elenmiş olan 41 hasta alındı. Hastalara ilişkin veriler 2002-2017 yılları arasındaki kayıtlara dayanmaktadır. İncelenen dosyalarda; hastalara ilişkin demografik veriler, başlangıç ve izlem dönemi sonuna ait tetkikleri, tanı tarihi, takip süresi, ek hastalıkları, renal replasman tedavisi alıp almadığı, aldıkları tedaviler ve alışkanlıkları retrospektif olarak araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda ki hastaların yaş ortalaması 27,7 ± 10 olarak bulundu. Hastaların 31'i erkek (% 75,6), 10'u kadın (% 24,4) idi. Tanı aşamasındaki ortalama kreatinin değeri 1,08 ± 0,53 mg/dl olarak bulundu. GFR değerlerinde % 25 azalması olan veya ESRD gelişen hastaların erkek oranı % 90, hipertansiyon eşlik edenlerin oranı % 50 idi. Takipte hastaların 8'inde (% 19,5) ESRD geliştiği görüldü. Renal replasman tedavisi gereken hastaların, gerekmeyen hastalara göre ilk kreatinin (mg/dl) değerleri, ilk proteinüri değerleri ile son proteinüri değerleri istatistiksel olarak anlamlı yüksek (p:0,04) ve ilk albümin (g/dl) değerleri istatistiksel olarak anlamlı düşüktü (p<0,01). Sonuç: Yapılan geniş çaplı çalışmalarda IgA nefropatisi'nin klinik seyrinin büyük oranda stabil olmasına rağmen ESRD gelişme oranı yüksektir. Çalışmamızda hipertansiyon varlığı, kreatinin düzeyi yüksekliği, anemi varlığı, proteinüri düzeyi yüksekliği kötü prognostik faktörler olarak tespit edildi. Çalışmamızda IgA nefropatisi'nin geç tespit edildiği görüldü. Bu durum ülkemizde yeterli tarama programı olmayışına bağlandı. Hastalığa yönelik efektif bir tedavi protokolü henüz geliştirilememiştir. Geniş çaplı çalışmalar ile hastalığın tanı ve tedavisi konusunda uzlaşma sağlanması gerekmektedir. Hastalığın tanı, takip ve tedavisini aydınlatmak için yeni çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: IgA Nefropatisi, Demografik Özellikler, Glomerülonefrit, Klinik Seyir, Proteinüri, Hematüri