Gerçek stres üriner inkontinans cerrahisinde tek insizyonlu midüretral sling ile laparoskopik burch kolposüspansiyon tekniklerinin cerrahi etkinlik ve yan etki yönünden karşılaştırılması: Prospektif randomize çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞBA ŞAHİN YILMAZ
Danışman: Yakup KUMTEPE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Stres üriner inkontinans (SÜİ) tedavisinde çeşitli retropubik ve midüretral sling teknikleri yüksek kür oranları göstermiştir. Bu çalışmada amacımız SÜİ nedeni ile cerrahi tedavi uygulanacak olan hastalarda üçüncü jenerasyon midüretral sling olarak tanımlanan tek insizyonlu midüretral sling (SIMS) ve laparoskopik Burch kolposüspansiyon (LBC) prosedürlerinin etkinlik, hasta memnuniyeti ve cerrahi sonuçlar yönünden karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Atatürk Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde prospektif randomize çalışma olarak dizayn edildi. Temmuz 2021-Ağustos 2022 tarihleri arasında klinik ve/veya ürodinamik olarak kanıtlanmış SÜİ'si olan ve cerrahi tedaviyi kabul eden hastalar üzerinde yapıldı. Hastalar rastgele gruplara ayrıldı. Tüm ameliyatlar aynı cerrahi ekip tarafından yapıldı.Hastaların demografik özellikleri, fizik ve pelvik muayene, stres test, Q tip test, postmiksiyonel rezidüel volüm (post-void residual volüme:PVR) miktarı, boney – marshetti testi, ultrasonografi bulguları, Kings Health Questionnaire (KHQ) formu, Female Sexual Function Index (FSFI) ve Prolapse Quality of Life Questionnaire (P_QoL) formu, anestezi şekilleri, intraoperatif süre ve kanama miktarı, intraoperatif komplikasyonlar, hct değişimi, postoperatif PVR miktarı, postoperatif 1. Gün Vizüel Analog Skalası (VAS) skoru, hospitalizasyon süresi ve postoperatif komplikasyonları kaydedildi. Hastalar operasyonun birinci ve altıncı ayında tekrar değerlendirilerek objektif ve subjektif başarı oranları kaydedildi. Objektf ve subjektif başarı oranları, sırasıyla bir stres testi ve geçerli bir ankette ameliyattan sonra stresle idrar sızıntısının olmaması olarak tanımlandı. Çalışmamızın primer sonucu olarak objektif başarı, sekonder sonucu olarak subjektif başarı ile yaşam kalitesi testleri belirlendi. Çalışma grubundaki hastaların bütün verilerinin kayıt altına alınması ve istatistiksel açıdan değerlendirilmesi için SPSS (Statistical Package for Social Sciences for Mac OS, Version 26.0.) programından faydalanıldı. Bulgular: SIMS grubunda 20 hasta, LBC grubunda 20 hasta olmak üzere toplam 40 hasta çalışmaya dahil edildi. Altı aylık takipte iki grup arasında objektif başarı (%90'a karşı %85, p=0,633) ve subjektif başarı (%85'e karşı %75, p=0,695) oranlarında anlamlı fark bulunmadı. Her iki grup için de, postoperatif dönemde yaşam kalitesinde anlamlı bir iyileşme gözlendi; ancak, iki grup arasındaki anlamlı değildi. Cinsel fonksiyon alanında her iki grupta da iyileşme yaşandı. Ancak bu iyileşme SIMS grubunda anlamlı iken, LBC grubunda anlamlı saptanmadı.Ayrıca ameliyat süresi, kateterizasyon süresi ve hospitalizasyon süresi SIMS grubunda LBC grubuna göre daha kısaydı. Postop 1. Gün VAS skoru SIMS grubunda daha düşüktü. Peroperatif ve postoperatif komplikasyonlar açısından her iki grup benzerdi. Sonuç: SIMS ve LBC prosedürlerinin kısa vadede birbirine benzer objektif ve subjektif başarı oranları olduğu gösterilmiştir. Aynı zamanda hem cinsel hem yaşam kalitesi sonuçlarını olumlu yönde ve benzer şekilde artırdıkları gözlenmiştir.