Antikanser ilaçların oluşturduğu nöropatik ağrı ve glutamat taşıyıcı aktivite değiştiricilerinin bu ağrının tedavisindeki rolleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Fatih SARUHAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ahmet HACIMÜFTÜOĞLU
Özet:Paklitaksel solid tümörlerin tedavisinde sıklıkla kullanılan antikanser bir ilaçtır. Ancak ağır seyreden nöropatik ağrı sendromu ve diğer bazı yan etkileri bu ilacın uzun süre ve yüksek dozlarda kullanımını engellemektedir. Bahsedilen nöropatik ağrı sendromunun etiyolojisinin henüz tam olarak saptanamamış ve tedavisi için yeterince etkin bir yöntem geliştirilememiş olması onkologları birçok vakada paklitakselin tedavi dozunu düşürmek veya paklitakselle tedaviyi kesmek zorunda bırakmaktadır.Bu çalışma, paklitaksel kemoterapisinin etkinliğini artırmak amacıyla doz kısıtlayan nöropatik ağrının tedavisinde glutamat taşıyıcı aktivitesini artıran iki önemli antibakteriyel, penisilin G ve seftriaksonun, paklitakselle oluşturulan bir nöropatik ağrı sendromu modelinde analjezik etkilerinin olup olmadığını araştırmak için tasarlanmış ve yürütülmüştür. Bu amaçla 200-220 g ağırlığında 48 adet Albino Wistar türü erkek sıçan 8 gruba ayrılmış ve Randall Selitto analjeziyometre test aparatı ile bazal ağrı eşikleri tespit edildikten sonra bu gruplardan altısına birer gün ara ile (0, 2, 4, 6. günler) toplam dört kez paklitaksel (2.0 mg/kg) intraperitoneal yoldan zerk edilmiştir. Bir ay sonra bu gruplardan üçüne ikinci kür olarak paklitaksel injeksiyonları, penisilin G ve seftriaksonun paklitakselin tekrarlayan dozlarındaki analjezik etkinliğini araştırabilmek için tekrarlanmıştır. Bahsedilen nöropatik ağrı 25-30. günlerde en şiddetli hale geldiğinden bu nöropatik ağrıda analjezik tedavi etkinliklerini araştırdığımız penisilin G (400.000 U/kg) ve seftriakson (200 mg/kg) 30. günden itibaren 10'ar gün süre ile 1 mL taşıyıcı içerisinde sıçanlara intraperitoneal yoldan zerk edilmiştir.Ağrı eşikleri tek kür paklitaksel injeksiyonu sonrası 0, 30 ve 96. günlerde yapılan test sonuçlarında penisilin G, seftriakson ve paklitaksel kontrol gruplarında sırasıyla 9,5±3,6; 18,5±7,7; 32,2±29,9 gram olarak tespit edilmiş ağrı eşikleri ß-laktam tedavisinden sonraki 66. günde yine sırasıyla 26,6±25,4; 45,7±24,1; 33,7±20,1 grama yükselmiştir. Bir ay ara ile yapılan iki kür paklitaksel injeksiyonu sonrası yapılan tedavide yine sırasıyla 19,1±6,9; 15±3,79; 16,4±3,4 gram olarak tespit edilmiş ağrı eşiklerinin 66. gün 31,3±12; 31,6±1 ve 22,6±7 grama yükseldiği gözlemlenmiştir. Elde edilen sonuçlar hem penisilin G hem de seftriaksonun tedaviye başlandıktan 66 gün sonra mekanohiperaljeziyi anlamlı ölçüde tedavi ettiğini göstermektedir. Ancak sıçanların ağrı eşiği tam olarak paklitaksel uygulamasından önceki değerlere geri dönmemiştir.Penisilin G ve seftriaksonun paklitakselle indüklenen hiperaljezide terapötik etkinliklerinin olduğunu tespit ettiğimiz bu çalışma beta-laktam antibiyotiklerin kemoterapiyle indüklenen nöropatik ağrının yanında amyotrofik lateral skleroz (ALS), Alzheimer, inme ve Merkezi Sinir Sistemi (MSS)'nde hücre dışında artmış glutamat konsantrasyonlarıyla yakından ilişkilendirilen diğer nörolojik rahatsızlıklarda da faydalı olabileceğini göstermiştir.