Ev mutfaklarında kullanılan bulaşık süngerlerinin mikrobiyolojik içeriğinin moleküler yöntemler kullanılarak incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Fen Fakültesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEHRA BETÜL BAKIRCI

Danışman: Ahmet Adıgüzel

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Mutfaklarda kullanılan bulaşık süngerleri barındırdıkları zengin besin içeriği ve su sayesinde zararsız bakterilerin yanı sıra gıda kaynaklı hastalıklara sebep olan patojenler için de mükemmel bir ortam oluşturur. Bu çalışmada ev mutfaklarından toplanan 150 farklı bulaşık süngerinin patojenik bakteri içeriğinin moleküler yöntemlerle belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bulaşık süngerleri 7 gün, 15 gün ve 30 gün aralıklarla toplanarak -20oC'de daha sonra incelenmek üzere muhafaza edilmiştir. Bulaşık süngerlerinde Listeria monocytogenes, Salmonella Typhimurium, Camphylobacter jejuni ve Staphylococcus aureus gibi patojenlerin varlığı Real-Time PCR yöntemi ile ön zenginleştirme ve DNA izolasyonu yapılmaksızın araştırılmış ve PMAxx™ boyası kullanılarak, son zamanlarda yeni bir yöntem olarak literatüre giren, mikrobiyal canlılık testi yapılmıştır. Bulaşık süngerlerinde patojen içeriğinin kullanım sürelerine bağlı olarak değişimi ve bu mikroorganizmaların hayatta kalıp kalmadığı incelenmiştir. Bulgular: Yapılan denemeler sonucunda, bulaşık süngerlerinin kullanım sürelerinin artmasıyla mikrobiyal içeriğinin de arttığı, fakat bu içeriğin kullanıcı kaynaklı olarak oldukça değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca tüm bulaşık süngerlerinde olmasa da büyük çoğunluğundaki patojen varlığının azımsanmayacak seviyede olduğu gözlemlenmiştir. Toplanan bulaşık süngerlerinin % 18,6'sında L. monocytogenes, % 12'sinde S. aureus, % 14,6'sında S. Typhimurium ve % 5,3'ünde C. jejuni' tespit edilmiştir. Mikrobiyal canlılık testlerinin doğruluğu için kontrol deneyleri yapılmış ve bazı bulaşık süngerlerinde canlı patojen varlığına rastlanmıştır. Sonuç: Tüm bu veriler göz önünde bulundurulduğunda; ön zenginleştirme var olan bakterilerin artmasına sebep olacağı için direkt Real-Time PCR yönteminin mikrobiyal içeriği belirlemede daha hızlı, spesifik, güvenilir, daha az masraf ve iş gücü gerektirdiği görülmüştür. Canlı patojen varlığının bulunması sebebiyle insan sağlığı açısından risk teşkil etmektedir. Çalışmamız, mikrobiyal canlılık testlerinin Real-Time PCR kombinasyonuyla bundan sonraki birçok çalışmada kullanılmasını sağlayarak çok sayıda sorunun aydınlatılmasının önünü açacaktır. Anahtar Kelimeler: bulaşık süngeri, Listeria monocytogenes, Salmonella Typhimurium, Camphylobacter jejuni., Staphylococcus aureus, direkt Real-Time PCR, mikrobiyal canlılık testi