Yunan işgalindeki İzmir Sancağı'nda askeri-siyasi ve idari uygulamaların sosyo-kültürel hayata etkileri (1919-1922)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP ÇALIKUŞU ARSLAN

Danışman: Sinever Esin Dayı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İzmir, coğrafi konumu ve bir liman ve ticaret kenti olması gereği yüzyıllardır sosyal ve kültürel hayat açısından hep hareketli bir şehir olmuştur. 15 Mayıs 1919'da İzmir'in Yunan askerleri tarafından işgal edilmesinin ardından İzmir'de Yunan Yüksek Komiserliği ve Komiserliğe bağlı olarak Yunan Yüksek Siyasi Temsilciliği kurulmuştur. İzmir, işgalinden 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nın imzalanmasına kadar, Yunan ve Türk ortak yönetimi altında bulunmuştur. Sevr Antlaşması'nın ardından, Yunan Yönetimi, idareyi tek başına ele almıştır. İşgalden, 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtuluşuna kadar, gündelik hayatın bir gereği olarak sosyal ve kültürel hayat devam etmiştir. Hayatın bu boyutunda, Yunan İşgal Yönetimi, propaganda politikaları ile çeşitli faaliyetler yürütmüştür. İşgal amacı ile değil, yerleşme amacı ile gelen Yunanlar, şehirde kalıcı olabilmek için çalışmışlardır. Yunan Yönetiminin, sosyal ve kültürel hayattaki faaliyetleri, milletlere yönelik belirlenmiştir. Yunan işgali altındaki İzmir Sancağı'nda sosyal ve kültürel hayatın her boyutu işgal yönetiminin, milletlere yönelik belirlediği kurallar ve kısıtlamalara göre yaşanmıştır. Yunan İşgal Yönetimi, İzmir'de özellikle Türklere yönelik kısıtlayıcı faaliyetlerde bulunmuştur. Bu kısıtlamaların amacı işgalci Yunan askerlerine karşı herhangi bir direniş olmaması içindir. İşgal boyunca sosyal ve kültürel faaliyetlerin devam ettiği görülmektedir. Bu devamlılık, yönetimin eşit ve adil olduğu sonucunu vermemektedir. Türklere, bir direniş oluşturma imkanlarının olduğu her türlü etkinlik yasaklanmış ve sık sık evleri aranmıştır. Yunan işgalinin devamı için güvenli ortam oluşturulmuştur. Türkler, her türlü baskı ve sansürün ardından gündelik hayatlarına devam etmişlerdir. Türklere yönelik baskıcı ve kısıtlayıcı faaliyetlerin yanında, Rumlar ve diğer azınlıklar özgür bir ortamda normal hayatlarına devam etmişlerdir. Bu araştırmanın amacı; Yunan İşgali altındaki İzmir Sancağı'nda (1919-1922) Türklerin, Rumların ve azınlıkların faaliyetleri ve bu faaliyetlerin yürütülmesinde Yunan İşgal Yönetiminin etkisi ve tavrının belirlenmesidir. Anahtar Kelimeler: İzmir, İşgal, Yunan İşgali, Sosyal Hayat, Kültürel Hayat