Bilimin tarihsel gelisim sürecinde Thomas Samuel Kuhn'un bilim felsefesinin yeri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Uğur DAŞTAN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mine KAYA KEHA

Özet:

1962'de yayınlanan Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı eseriyle tüm bilim çevrelerinde büyük bir yankı uyandıran Thomas Samuel Kuhn, daha önce var olan bilimsel tartışmaların seyrini çok kısa bir sürede değiştirmeyi başarmış önemli bir düşünürdür. Hem bilim felsefesi hem de bilim tarihi ile ilgili görüşleriyle bilimin yeniden anlamlandırılmasında bütünsel bir tavır takınan düşünür, geleneksel bilim yorumlarından farklı bir biçimde yeni ve daha kapsamlı bir bilimsel anlayış inşa etmeye çalışmıştır. Bilimin geleneksel söylemin iddia ettiği gibi birikimsel bir biçimde ilerlemediğini ve bilimsel incelemede bilime dair bir çok farklı unsurun da en az geleneksel yöntem tarafından belirlenen diğer unsurlar kadar önemli olduğunu savunan Kuhn, özellikle paradigma adını verdiği genel çerçeveyi, hem bilimin icrasında hem de tarihselliğinde merkezi bir konuma yerleştirmeye çalışmıştır. Ona göre bilim, mevcut paradigma ekseninde belirlenen kurallara göre yapılmaktadır ve devrimsel değişimlerle yerini yeni bilimsel anlayışlara bırakabilecek türden bir süreci ifade etmektedir. Kuhn'un paradigma eksenli bu devrimsel bilim modeli, özellikle bilimin gerçekleştirilmesi adına objektivizm ve rölativizm tartışmalarının yeniden gündeme gelmesini sağlamıştır. Bu bağlamda, başlangıçta ortaya koyduğu görüşlerin ardından sonraki dönemlerde kendisine yöneltilen rölativist iddialarını sürekli olarak reddeden Kuhn, amacının bilimde rölativizme kapı aralamak olmadığını sadece bilimin işleyişinden hareketle bir durum tespiti olduğunu vurgulamıştır.