Ameliyat endikasyonu konulmuş elektif hastaların laparoskopik kolesistektomiye uygunluğunun belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERDEM KARADENİZ
Danışman: Mehmet İlhan Yıldırgan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Safra kesesi hastalıkları nedeniyle uygulanan kolesistektomi, en sık yapılan karın ameliyatıdır. Geçtiğimiz yüzyılda açık kolesistektomi ameliyatı, semptomatik safra kesesi taşlarının tedavisinde altın standart olarak kabul edilmekteydi. Fransa'da 1987 yılında laparoskopik kolesistektominin ilk kez uygulanmasıyla birlikte, minimal invaziv cerrahi prosedürler hızla konvansiyonel tekniklerin yerini almıştır. Günümüzde laparoskopik kolesistektomi, semptomatik kolelitiazis vakalarında seçkin tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir.Bu kadar sık yapılan ve semptomatik kolelitiazis vakalarında seçkin tedavi yötemi olarak kabul edilen laparaskopik kolesistektomi ameliyatlarında, preoperatif birtakım hasta parametrelerini değerlendirerek, ameliyatın zorluk derecesini belirleyebilmeyi ve gelişebilecek komplikasyonları azaltmayı amaçladık.Bu çalışmada 09.09.2010 ile 03.11.2011 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı' na başvuran ve kolelitiazis tanısı ile laparoskopik kolesistektomi planlanan 50 hasta dahil edildi. Bu hastaların preoperatif yaşları, cinsiyetleri, manyetik rezonans kolanjiopankreotografi (MRCP) çekilerek safra kesesi hacimleri, en uzun boyutları, duvar kalınlıkları, içerisindeki taş sayıları ve en büyük taş ebatları, sistik kanal uzunlukları son olarak ta peroperatif endoskopik retrograd kolanjiopankreotografi (ERCP) öyküsü olup olmadığı kaydedildi.Hastaların ameliyat zorluk derecesini belirlemek amacıyla, ameliyat süreleri, ameliyatta kullanılan trokar sayısı, Callot diseksiyon zorluğu, yatak diseksiyon zorluğu, intraoperatif safra yolu yaralanması, kanama miktarı, intraoperatif kese perforasyonu, dren konulması ve açık prosedüre geçme parametreleri esas alınarak puanlama sistemi oluşturuldu. Preoperatif verilerin ameliyat puanları ile istatistiksel ilşikisi araştırıldı. Yaş, cinsiyet, safra kesesi duvar kalınlığı, kese içerisindeki taş sayısı, kese içerisindeki en büyük taş ebadı, sistik kanal uzunluğu ve endoskopik retrograd kolanjiopankreotografi (ERCP) öyküsü ile ameliyatın zorluk derecesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0.05). Hacmi 30 cm3' ün üzerinde olan safra keselerinde veya en uzun boyutu 40 mm'nin üzerinde olan safra keselerinde hacim veya en uzun boyut ile ameliyatın zorluk derecesi arasında anlamlı ilişki olduğu bulundu (p<0.05).Sonuç olarak, hacmi 30 cm3' ün üzerinde olan safra keselerinde veya en uzun boyutu 40 mm'nin üzerinde olan safra keselerinde hacim veya en uzun boyut arttıkça ameliyatın zorluk derecesinin arttığı bulundu. Bu ölçülerin üzerindeki safra keselerinde, laparaskopik ameliyatlarda daha dikkatli olunmasının, gelişebilecek komplikasyonları azaltmada etkili olacağı kanaatine varıldı.