Paris'ten Newyork'a Marksizm'den liberalizme sanatta yeni arayışlar: Soyut ekspresyonizm


Tezin Türü: Sanatta Yeterlik

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Resim Anasanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUSUF EMRE IŞIK

Danışman: Cemile Didem Özışık

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

19. yüzyılın sonlarında İngiltere'de başlayan endüstrileşme süreci, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin bir başlangıcı olmuş ve aynı zamanda toplumsal düşünce yapısını değiştirerek dünya üzerinde yeni bir ekonomik denge arayışı meydana getirmiştir. İlk başta Avrupa'ya ve daha sonra da tüm dünyaya yayılan endüstrileşme süreciyle birlikte, işçi sınıfı doğmuş, Avrupa, feodalizmin baskıcı yapısından kurtulmuş, bu durum ulus devletlerin kurulmasına yeni fikirlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Buna bağlı olarak da sanat, sanatçı ve izleyici arasındaki geleneksel bağların sorgulandığı büyük bir değişim noktası niteliği taşımıştır. 19.yüzyıl sonu ve 20.yüzyıl başlangıcında ortaya çıkan empresyonizmin (izlenimcilik) sanat ortamı üzerinde yarattığı algılama biçimi, kendisinden sonra gelen sanat akımlarıyla etkileşim halinde evrilerek günümüze değin gelmiştir. Atom teorisine karşılık sanatta parça-bütün olgusu kübizm ile kendini göstermiştir. Yirminci yüzyılın başında Freud ve Jung'un psiko-analitik yaklaşımları, Max Planck'ın Quantum teorisi, Einstein'ın izafiyet (görelilik) kuramı, evren ve doğa hakkında insanın sahip olduğu düşünce ve savları yıkarak, farklı bir mekanist evren algısı yaratmıştır. Marksizm ve liberalizmin ideolojik temelleri sanatta toplumcu gerçeklik ve eleştirel gerçeklik kuramlarının doğmasına sebep olmuştur. I. ve II. Dünya Savaşları'nın Avrupa'da yarattığı olumsuz hava ile dada, sürrealizm, fütürizm, ekspresyonizm, soyut ekspresyonizm gibi ifadelere karşılık gelen sanat akımları şekillenmiştir. Savaş ve baskıcı rejimlerin yarattığı depresif kaygılar sanatçıları barınacakları yeni yaşam alanlarına göçe zorlamıştır. Sanatçıların yönlerini Paris'ten New York'a değiştirmesiyle oluşan eksen kayması dünyanın modern sanatın yeni yüzleriyle tanışma fırsatı yakalamıştır.